(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 74) (6762 S. K. m. 595)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. Hülya Elmadağ gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı üyesi olduğu kooperatife olan aidat borcu için her biri 800 USD bedelli sekiz adet bono verdiğini, bonoların kooperatif tarafından davalıya ciro edildiğini, bonoların vade tarihlerinde ödenmemesi nedeniyle davalının icra takibine konulduğunu, bu takipte yasal hiçbir dayanağı olmadan aylık %10 temerrüt faizi takip edildiğini, takip sonrası yapılan harici ödemelerin icraya bildirilmediğini, tüm ödemeler dikkate alındığında 3.000 USD fazladan tahsilat yapıldığını iddia ederek sekiz adet bono ile borçlu olmadıklarının tespitini, fazla ödenen 3.000 USD.nın istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında davacının üyesi olduğu kooperatifin genel kurulunda alınan karara göre üyelerin aidat borcu için verdikleri bonoları gününde ödememeleri halinde aylık %10 temerrüt faizi ödenmesinin kararlaştırıldığını, bonoları ciro yolu ile devir aldıklarından davacının kooperatif genel kurulunda alınan karar uyarınca kendilerine aylık %10 temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava dışı kooperatif ile üyesi arasında faiz oranının tespitine ilişkin alınan genel kurul kararına davalının taraf olmadığı için, icra takibinde davacıdan aylık %10 oranında temerrüt faizi talebinin usulsüz olduğu ve benimsenen bilirkişi raporuna göre 1.498.282.210.-TL fazla ödeme yapıldığının belirlendiği gerekçesiyle davacının dava konusu bonolar ile borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen 1.498.282.210.-TL'nin istirdadına karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davalının davacı ile dava dışı üyesi olduğu kooperatif arasında temerrüt faizi oranını belirleyen genel kurul kararında taraf olmadığı ve TTK.nun 595. maddesi uyarınca alacaklıya ciro yolu ile bonodan doğan hakların geçtiği, bu nedenle davalının, aylık %10 oranında temerrüt faizi talep edemeyeceği anlaşıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu bonolar yabancı para cincinden düzenlenmiş olup, icra takipleri de yabancı para üzerinden yapılmıştır. Davacı da yabancı para cincinden olan borcuna karşılık yaptığı ödemelerin mahsubundan sonra bakiye 3000 USD fazla ödemenin istirdadını istemiştir.
Bu durumda mahkemece, bonoların vade tarihlerinden itibaren alacağa, ödeme tarihlerine kadar Merkez Bankasının yabancı paraya uyguladığı temerrüt faizi oranında temerrüt faizi işletilerek, ödemeler mahsup edilip dava tarihi itibariyle yabancı para cinsinden borç veya alacak durumunun belirlenmesi gerekirken, HUMK.nun 74. maddesine aykırı şekilde düzenlenen bilirkişi raporuna göre (TL) cinsinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmen davalı yararına, BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy