(6762 S. K. m. 589)
Dava: Davacı, davalılardan C. D. ile anne oğul ilişkisinin bulunduğunu, davalının ruhsal rahatsızlığı olup, 1998 tarihinde zor kullanarak ve tehdit ederek senet imzalamak zorunda kaldığını, davalının senedin eksik kısımlarını doldurarak diğer davalı M. T.'ye ciro ettiğini bu davalı tarafından da icra takibine geçildiğini, senedin zorla alındığının akabinde Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunduğunu belirterek senetten dolayı herhangi bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı M. T. vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Vasi A. T., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davalı C. D.'nin senedi annesi N. Ö.'ye rızası dışında zorla imzalattırdığı, senedin ödeme tarihinde vesayet altında olan C. N.'nin vasisi olan annesinin muvafakati olmadan ciro ettiği ve geçerli bir ciro olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 4.3.1998 tanzim, 4.5.1998 vade tarihli 600.000.000 TL bedelli icra takibine konu senet ile davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı M. T. vekilince temyiz edilmiştir.
Karar: Kambiyo senetlerinde, imzaların istiklali ilkesi caizdir. Poliçeye hangi sıfatla olursa olsun imza vaz ederek sorumluluk altına giren her kişi diğer imza sahiplerinin sorumluluğundan ayrı ve bağımsız olarak borç altına girer. Bu husus, TTK'nın 589. maddesinde de açıkça ifade olunmuştur. Buna göre, bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını sahte imzaları mevhum (gerçekte mevcut olmayan) şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden helal gelmez.
Somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğini iddia etmemiş, senedin tehditle alındığını ileri sürmüş ise de bu hususu kanıtlayamamıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan imzaların istiklali prensibi ve tehdit iddiasının da kanıtlanamadığı gözetilerek davalı hamil yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına, peşin harcın istek halindi iadesine, 29.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)