(2004 S.K. m. 67)
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalılar vekilince duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalılar vek. Av. K. Gündüz ile davalı-karşı davacı vek. Av.T. Demir'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı bankadan kullanılan ticari kredilerin nakden ve ihracat bedelinin temlik suretiyle ödendiğini bankaya borçları kalmadığı gibi fazla ödemede bulunduklarının 1997/935 D. İş dosyası ile tespit olunduğunu iddia ederek, fazlaya dair haklarının saklı tutularak 2.000.000.000.TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka savunmasında, davacının kullandığı kredinin tamamını ödemediğini bu nedenle teminat olarak alınan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takip dışında teminatsız kalan 35.779.665.991.TL daha alacaklarının bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen 1998/852 esas sayılı davada davacı banka vekili, alacaklarının teminatsız kalan kısmının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı birleşen davanın davacısı bankanın temerrüt faizi oranına yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı-birleşen davanın davalısının temyizine gelince;
Davacı kredi hesabından 9.11.1992 ve 10.11.1992 tarihlerinde dava dışı B. A.Ş hesabına 40.500 USA doları virman yapıldığını miktarın kendisine karşı yazıldığı oysa, üçüncü kişi hesabına virman yapılmasına yönelik bir talimatlarının bulunmadığını iddia etmiştir.
Genel Kredi Sözleşmesinin 9/6 maddesinde bankaya virman yapma yetkisi verilmiş ise de, bu yetki, borçlunun bankada mevcut hesaplan arasında virman yapılmasına ilişkin olup, üçüncü kişilere ait hesaplara virman yapılması yetkisini bankaya vermez. Bu nedenle üçüncü kişilere ait hesaplara virman yapılabilmesi ancak hesap sahibinin talimatı ve icazeti ile mümkün olur.
Öte yandan dar yetkili olan İcra Tetkik Mercii'nde alınan rapor açılmış bulanan, alacak ve birleştirilen itirazın iptali davasında kesin delil kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece, davacı birleşen davanın davalısının iddiaları yönünden araştırma yapılarak, eğer virman talimatı veya kredi borçlusunun icazeti yoksa, kredi hesabından üçüncü kişi hesabına aktarılan meblağın kredi borçlusunun borcu olarak kabul edilemeyeceğinden, hesabın yeniden yapılması ve varsa banka alacağının konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığı ile tespiti gerekirken eksik incelemeye dayalı rapora göre yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı-birleşen davanın davacısı bankanın temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı-birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 375.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-karşı davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 218.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy