(6762 S. K. m. 119/2) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çagn kagıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. T.B. ile davalılardan P. Tic. A.Ş. vek. Av. M.Ç.B. ile diğer davalı M.T. AG vek. Av. S.Z.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı E.M. AŞ. vekili, dava dışı Ü. A.Ş. ile yine dava dışı yabancı şirket M.T.E. arasında demir alım-satım anlaşması yapılıp dava dışı Ü. AŞ. lehine davalının akreditif açtırdığını, alım-satım akdinin teminatı olması için davalı P. AŞ.'ye 30.07.1999 tarihli 75.000 USA Dolar bedelli bir çek verildiğini, alım-satım akdine konu maddenin miktarında, alıcının değişiklikte talepleri üzerine ilk açılan akreditifin vadesinin "uzatıldığını ve 30.07.1999 tarihli çekin geriye alınarak uzatılan akreditif vadesi 30.08.1999 tarihli yeni bir 75.000 USD bedelli çek verildiğini, akreditif süresinin uzatılmasına rağmen alıcının üzerine düşen edimi yerine getirmemesi sonucu akreditifin vadesinin dolduğunu ve iptal edildiğini, böylece çekin teminat vasfının sona erdiğini ancak davalı P. A.Ş.'nin elindeki çeki iade etmediğini iddia ederek 30.8.1999 tarihli çek ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı P. A.Ş. savunmasında, davaya konu çekin, gerçekleşmeyen alım satım akdinde kendilerinin ve dava dışı M.T.E.A şirketin uğradığı zararlara karşılık verildiğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı Ü. A.Ş. vekili, davalı M.T.E'ye demir satış için anlaştıklarını, ancak alıcının edimini yerine getirmemesi üzerine masrafı kendilerince karşılanmak üzere açılan akreditifin vadesinin uzatıldığını, uzatmaya rağmen alıcının satım konusu emtianın vasıflarının ve üretim aşamasında gözetim yapacak firma adını bildirmediği için üretime başlamadığını ve akreditifin vadesinin dolmasından sonra da akdin sona erdiğini iddia ederek akreditifin uzatılması için yapılan masrafların davalılar M.T.E. ve P. A.Ş.'den tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı P. A.Ş. kendilerinin acente olduklarını bu nedenle doğrudan husumet tevcih edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı M.T.E., alım satım akdinin gerçekleşmesinde davacı Ü. A.Ş.'nin kusurlu olduğunu, akreditifin davacının dava dışı bankalardan kredi temin etmek amacına yönelik olarak kullanıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 30.08.1999 tarihli çekin Ü. A.Ş. ile M.T.E. şirketi arasındaki alım satım akdinin teminatı olarak verildiği, akdin gerçekleşmemesi nedeniyle teminat vasfını yitirdiği, alım satım akdinin gerçekleşmemesinde alıcı M.T.E'nin kusurlu olduğu bu nedenle satıcının yaptığı masrafları ödemesi gerektiği gerekçesiyle asıl dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm P. A.Ş. ve M.T.E. vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle 30.08.1999 tarihli çekin Üçel A.Ş. ile M.T.E. arasındaki akdi ilişkinin teminatı olarak davalı P. AŞ.'ye verildiğinin ve akdin gerçekleşmemesinde kusurlu olan tarafın davalı M.T.E. olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada P. A.Ş.'nin tüm, birleşen davada M.T.E'nin ve davalı P. A.Ş.'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- TTK'nun 119/2. maddesi hükmüne göre, acentenin aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı ilgili kişilerin, acente aleyhine ( müvekkili namına ) dava açması mümkün bulunmaktadır.
Birleşen davalı P. A.Ş. birleşen davalı M.T.E'nin acentesi olduğundan, akdin gerçekleşmemesi nedeniyle doğan zararın tazmini için açılacak dava M.T.E'yi temsilen P. A.Ş.'ye karşı açılabilir ve hüküm de M.T.E. aleyhine tesis olunur. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden acente P. A.Ş.'ye husumet yöneltilip aleyhinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, taraflar arasında temerrüt oluşması halinde alacağa uygulanacak faiz oranı belirlenmediğinden tarafların tacir oldukları gözetilerek 3095 Sayılı Yasaya göre belirlenecek faiz oranı ile alacağın tahsiline olanak sağlanması gerekirken, birleşen davacı Ü. A.Ş.'nin faiz oranı yönünden talebinin aynen kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı P. A.Ş.'nin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davada P. A.Ş. ile M.T.E'nin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle birleşen davanın dayalılar P. A.Ş. ve M.T.E. yararına BOZULMASINA, birleşen davalılar vekilleri YARGITAY duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 375.000.000.- TL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak dayalılara ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 05.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy