(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. C. Azmi Arslan gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar vekili müvekkillerinden Erim Dizerin davalıya ait mecuru 16.7.1999 başlangıç tarihli kira akdi ile kiraladığını diğer davacının da kira sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığını, kira sözleşmesi imzalanırken davalının 16.7.1999 tanzim tarihli bir adet teminat senedi istediğini senedin imzalanarak davalıya verildiğini, davalının mecuru bilahare sattığını kira ilişkisinin yeni malik ile devam ettiğini ancak davalının senedi yeni malike iade etmediği gibi müvekkiline de iade etmediğini davalı ile kira ilişkisinden başka ilişki mevcut olmadığını davalının senedi doldurularak icra takibine geçtiğini belirterek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senedin teminat senedi olmadığını davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirterek tedbirin kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların senedin teminat senedi olduğunu kanıtlayamadığı, takip de tedbiren durdurulduğundan davanın reddine ve %40 tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Erim Dizerin 16.7.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalının maliki olduğu taşınmazı kiraladığı, diğer davacının da kira sözleşmesini kefil sıfatı ile imzaladığı dava konusu bononun tanzim tarihi ile kira sözleşmesinin başlangıç tarihin aynı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı, bononun kira ilişkisi nedeni ile verilmediğini savunduğundan, davalı asıl isticvap edilerek bononun veriliş nedeni açıklattırılıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelmeme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy