(6762 S. K. m. 592, 599, 690) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı İ. Turhan'a aralarındaki alışverişin teminatı amacıyla boş bono verdiğini, daha sonra İ. Turhan'ın iş ortağı G. Çelik tarafından ele geçirilerek doldurulduğunu en son davalının ciro yoluyla hamil olduğunu belirterek müvekkilinin bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hamil olduğunu, davacının iddialarının hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, davanın tanıkla kanıtlanamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yetkisiz hamil cirosu ile yapılan ciroların geçerli olmayacağından davalının yetkili hamil olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK. nun 690. maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanan aynı yasanın 592. maddesine göre tarafların anlaşmaları sonucu bononun lehtar hanesi açık bırakılarak bir başkasına tevdii mümkündür.
Keşidecinin doldurma yetkisini diğer bir şahsa bıraktığı bu halde senedi alan kişi lehtar hanesine kendi adını yazabilir. Olayımızda dava dışı İ. Turhan lehtar hanesi açık olarak keşideci davacı tarafından kendisine verilen bonoyu dava dışı G. Çelik'e vermiş adı geçende lehtar hanesine kendi ismini yazdıktan sonra bononun arka yüzüne bonoyu dava dışı İ. Turhan'dan aldığını belirterek ciro yoluyla Dursun Öztekin'e devretmiştir. Adı geçenin cirosu ile de senet davalı senet hamiline geçmiştir.
Bu durumda davalının birbirine bağlı ve teselsül eden cirolarla senedin yetkili hamili olduğunun kabulü gerekir. Dava dışı G. Çelik'in bonoyu alacağı karşılığında İ. Turhan'dan aldığını yazmış olması bononun geçerliliğini etkilemez. Davacının davalı hamile karşı ancak TTK. nun 599. maddesinde yazılı koşullarla def'ilerini ileri sürmesi mümkündür. Başka bir anlatımla ispat külfeti davacıda olup, davacının öncelikle bonoyu verdiği kişiye borçlu olmadığını davalı hamilin bildiğini ve ayrıca bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini kanıtlaması gerekir. Bu yönler düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy