(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı banka ile dava dışı Fehmi Çetin arasında kredi kartları üyelik sözleşmesi akdedildiğini, kendisinin sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığını, sorumluluğunun 400.000.000.TL kefalet limiti ile faiz ve masraflarından sorumlu olduğunu, bu miktarı 1.020.000.000.TL olarak haricen davalı bankaya ödendiğini belirterek, davalı bankaya borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi kartı sözleşmesini garanti eden sıfatıyla imzaladığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Biga İcra Müdürlüğünün 2001/1231 sayılı icra takip dosyasında takibe konu 2.275.562.179.TL ana paradan dosyada mevcut garantör sözleşmesine göre 500.000.000.TL limit dahilinde sorumlu olduğundan bunun ötesinde bulunan borçtan dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile borçlu olmadığının tesbit edildiği miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İİK.nun 72. maddesinin 5.fıkrası hükmüne göre borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa karşı tarafın talebi üzerine alacaklının tazminatla mahkum edileceği belirtilmiştir. Davalı banka sözleşmeye dayalı icra takibi yapması kötüniyetli olduğunu göstermeyeceği gibi, davalı alacaklının ayrıca kötüniyetli olduğu da kanıtlanamamıştır. Bu durumda davalı alacaklının tazminat ile sorumlu tutulması yasaya aykırıdır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3.bendinin hükümde çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy