(818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Erdinç Sütlü ile davalı şirket yetkilisi E. A. vek. Av. S. A.'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 9.9.1998 tarihli Tek Satıcı sözleşmesinin 4.10.1999 tarihinde 9.9.2005 yılına kadar uzatıldığını, ancak davalının tek satıcılık sözleşmesini ihlal ederek başka firmalar aracılığıyla satış yaptığını üretilen malların garantisine ilişkin sözleşme hükümlerine uymadığını bu şekilde edimini yerine getirmemesine rağmen akdi fesih ettiğini, oysa sözleşmede davalıya tek yanlı fesih hakkı tanınmadığını iddia ederek, akdin 9.9.2005 tarihine kadar geçerli olduğunun tespiti ile fazlaya dair haklar saklı kalarak uğranılan zarar için 20.000.000.000.TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının sözleşme uyarınca satın aldığı mal bedelini ödemede geciktiğini ayrıca yüklendiği diğer edimleri de yerine getirmediği için defalarca uyarıldığını ve bunun üzerine akdin fesih olunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 9.9.1998 ve 4.10.1999 tarihli sözleşmeler uyarınca davalı yanca üretilen malların yurt dışında tek satıcısı olan davacının akit ile belirlenen edimlerini yerine getirmediği için davalının akdi fesih hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının asgari alım taahhüdüne uymadığı mal bedelinin peşin ödenmesi gerekirken ödemediği, tanıtım faaliyetinde bulunmadığı ve davalı yanca yapılan çeşitli ihbarlara rağmen sözleşmedeki anılan edimlerini yerine getirmediği anlaşıldığından mahkemece akdin feshinde davalı tarafın haklı olduğu gözetilerek yazılı şekilde davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy