(818 S. K. m. 11, 484)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine dava dışı Mustafa Karcı ile imzalanan kredi kartı sözleşmesinin müteselsil kefil olduğu gerekçesiyle takip yaptığını, ancak 8.10.1999 tarihli kredi sözleşmesinde müvekkilinin sorumlu olduğu miktarın belli olmadığını bu nedenle geçerli bir kefaletin bulunmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınan 495.070.000.TL'nın ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yapılan takibe itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacının kredi sözleşmesinden kefil sıfatı ile sorumlu olduğunu kefil olarak ödediği miktarı asıl borçludan talep edebileceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve davacının takip dosyasına vermiş olduğu dilekçesinde bankadan çekmiş oldukları krediyi ödemediklerini, borcun kendilerine ait olduğunu bildirmiş bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kefilin sorumluluğu kefalet akdinde ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmiş bulunması ya da 12.4.1944 tarih ve 14-13 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kefalet senedinden böyle muayyen bir miktarın anlaşılmasının mümkün olması koşuluna bağlıdır.
Borçlar Kanununun 484. maddesinde öngörülen koşullara uyulmaması hali aynı yasanın 11. maddesi gereğince akdin geçersizliği sonucunu doğurur.
Somut olayda kredi kartı üyelik ve kredi sözleşmesinde kefilin ödemesi gereken belirlenebilir bir miktarın gösterilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu yönler gözetilerek açılan davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy