(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. N. Ö. davalı vek. Av. İ. A.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin bir müddet davalıyla birlikte yaşadıklarını, bu sırada davalı ve arkadaşlarının ev alıyoruz diyerek bir takım kağıtları müvekkiline imzalattıklarını, bu evraklar arasında bono da bulunduğunu ihtarname gelince anladıklarını oysa davalıyla hiçbir mal veya para alışverişlerinin bulunmadığını iddia ederek takip konusu bonoyla borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında müvekkillerin çalışarak biriktirdiği para ve altınlarını davacıya değerlendirmesi için verdiğini ve karşılığında dava konusu bonoyu aldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ihdar nedeni malen olan senedin, ihdas nedeninin davalı tarafça talil olunduğu ve alacağın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı isticvabında, dava konusu senedi davacıya verdiği altın bilezik ve nakit para karşılığı aldığını beyan etmiştir. Altın bilezik mal niteliğinde olup bu kısım yönünden malen kayıtlı senedin talil olunduğundan bahsedilemez. Bu durumda mahkemece, dava konusu senedin davalı tarafından davacıya verilen altın bileziklerin değeri kadar kısım için geçerli olduğu kabul edilerek bu konuda yapılacak inceleme ve araştırma sonucu varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken tüm senet metninin talil olunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)