(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. A. M. Ö. ile davalı vek. Av. Ö. A.'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Tunalar Otomotiv Tic. Ltd. Şti. ile davalı Koç Tüketici Finansmanı A.Ş arasında Otomotiv Ürünleri satıcı genel sözleşmesi ve otomotiv ürünleri satıcı özel sözleşmesi (Ek sözleşme) imzalandığı ve Koç Tüketim Finansmanı A.Ş'nin, satıcı Tunalar Otomotiv Tic. Ltd. Şti.'den, tüketicilerin alacağı arabalar için tüketicilere kredi kullandırıldığı ve tüketicilerle de kredi ve rehin sözleşmesi ile geri ödeme planlarının imzalandığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık yukarıda anılan sözleşmelerdeki davacı imzası ile davacının sorumluluk altına girip girmediği, bir başka anlatımla davacının kredi borçlusu ve kefilleri tarafından ödenmeyen kredi borcundan sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı ile davalı arasında imzalanan ek sözleşmenin 2.maddesinde satıcı (davacı) Tüketici Kredisinin kullandırılmasında, Koçfinans'ın talimatları ve genelgelerinde belirleyeceği işlemlere, işlem sırasına, hesaplama şekline ve hazırladığı geri ödeme planına riayet edeceğini, Koçfinans'ın kredi tahsiline esas teşkil edecek bilgi icmal formunda yer alacak bilgi ve belgelere ilişkin beyanının doğruyu yansıtmasına, tüketici ve kefilleri tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerin güncel olmasına, sahte ve tahrif edilmemiş olmasına, gerekli azami dikkat ve özeni göstereceğini, aksi takdirde sorumlu olacağını, kabul, beyan ve taahhüt etmektedir hükmü bulunmaktadır.
Anılan 2.madde de ve sözleşmelerin tamamında, davacının davalıya karşı kullandırılan krediler sebebiyle, kredi alanın yerine-kefil veya başka bir sıfatla sorumlu olacağına dair bir ibare bulunmadığı gibi davacının imzası da ne borçlu ne de kefil hanesine atılmamıştır. Davacının imzasının kredi verilmesi aşamasındaki belgeleri hazırlama ve doğruluklarını teyit bakımından atılmış olduğu, davalıya karşı kefil sıfatı ile sorumluluğunu gerektirir bir düzenleme içermemesi ve dolayısı ile davacının davalıya karşı kefil sıfatı ile sorumlu olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davacının imzasının kefalet amacıyla atıldığının kabulü ile davanın reddi isabetli olmadığı gibi, davacının kefil olarak kabul edilmesine rağmen kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı gözetilmeden ve davacının kefil olarak sorumlu olacağı miktar belirlenmeden davanın reddine karar verilmesi de kabul şekli itibariyle doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy