(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında kredi kartı üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, 27.11.2002 ve 30.11.2001 tarihinde davalıya ait işyerinden Vakıfbank'a ait kredi kartı ile toplam tutarı 180.000.000.-TL olan üç adet alışveriş yapıldığını, ancak kart sahibi dava dışı Vakıfbank'ın bu ödemeleri müvekkiline ödemediğini, sliplerin incelenmesinde (3) slipteki imzanın birbirinden farklı olduğunu üye işyeri sözleşmesinde karta ilişkin problemlerde sorumluluğun davalıya ait olduğunu zira davalının şüpheli alış verişleri gerçekleştirdiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için giriştiği takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan alışverişlerde (Pos) cihazının onay verdiğini, alışveriş yapan kişinin sahte kimlik kullanmış olabileceğini, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini öne sürerek davanın reddiyle %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava dışı G. T.'e ait kredi kartından, dava konusu alışverişlerin yapıldığı ve adı geçen kişinin itirazı sonucunda da kart sahibi Vakıfbank tarafından ödemelerin yapılmadığı, takip konusu harcamalarda, bankadan onay alındıktan sonra yapıldığı, davalının sliplerdeki imzaların birbirini tutup tutmadığının incelemesinin mümkün olmadığı, sözleşmenin 4/6. maddesi uyarınca, davalının sorumlu olması için, satış belgeleri tutarının mükerrer, sahte taklit tahrifat veya tahribat neticesi değiştirilmiş olması gerektiği, oysa bu hususta bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 29.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy