(4389 S. K. m. 14/5-d)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı İş Bankası A.Ş, davalılar A. Kaynak Elekrodları ve telleri San. A.Ş ile A. Meral, E. Perişan hakkında itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır.
Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi duruşma açmaksızın yaptığı inceleme sonucunda "4672 sayılı kanunla değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunun 14. md.sinin 5. inci fıkrasının (d) bendine göre "Bankalar ile Fon ve Bankaların iflas idareleri tarafından muamele merkezi veya ikametgahı İstanbul ili sınırları içinde olan kişiler aleyhine açılan hukuk davaları ile borçlular hakkında açılacak iflas davalarına İstanbul (1) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılır". Hükmü uyarınca gerek görev gerekse yetkinin kamu düzenine ilişkin olduğundan yetkinin resen dikkate alınması gerektiğinden yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Karar kesinleştikten sonra davacı vekilinin talebi üzerine dava dosyası İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi davacı T. İş Bankası A.Ş 4389 sayılı yasa kapsamında yönetimi ve denetimi yada hisseleri T.M.S Fonuna intikal eden bankalardan olmadığından 4389 sayılı Yasanın değişik 14/5-d maddesinin geniş yoruma tabi tutularak T.M.S Fonuna devredilmemiş diğer tüm bankaların açtıkları hukuk davalarında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesini görevli görmek 4389 sayılı Yasanın değişiklik tasarısının meclis gerekçesine uygun olmadığından, ancak 4389 sayılı Yasanın uygulamasından doğacak hukuki uyuşmazlıklar nedeniyle açılacak hukuk davalarında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunduğundan Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin gönderme kararının yerinde olmadığından görevsizlik kararı vermiştir.
Karar davacı İş Bankası vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; 4389 sayılı Bankalar Yasasının 4672 sayılı Yasa ile değişikliğe uğrayan ve eklenen 14/5 d maddesinde düzenlenen görevli mahkemenin belirlenmesi ile ilgili hükmün uygulanmasından doğmaktadır.
12.5.2001 tarihinde yürürlüğe giren "Bankalar Kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin" 4672 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 4389 sayılı Kanunun 14. maddesi 5. fıkrasına eklenen (d) bendinde ''Bankalar ile Fon ve bankaların iflas idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür.
Bankalar ile Fon ve bankaların iflas idareleri tarafından muamele merkezi veya ikametgahı İstanbul ili sınırları içinde olan kişiler aleyhine açılacak hukuk davaları ile borçlular hakkında açılacak iflas davalarına İstanbul (1) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bakılır. İflas davası açılması halinde bu mahkeme hakkında iflası istenen borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine borçlu aleyhine iflas davası açıldığını bildirir" hükmü öngörülmüştür.
Böylece 4389 sayılı yasadan dolayı doğacak uyuşmazlıklarda Bankalar ile Fon ve Bankaların iflas idareleri tarafından açılacak hukuk davalarında yargılamaya hız ve hükümlere doğruluk kazandırmak, ihtisaslaşmayı sağlamak amacıyla ticaret mahkemelerinde görülmesi, birden fazla ticaret mahkemesi olan yerlerde (1) numaralı ticaret mahkemesinde, İstanbul ili sınırları içinde ise İstanbul (1) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi amaçlanmıştır.
Somut olayda uyuşmazlık 4389 sayılı yasanın uygulanmasından kaynaklanmadığından İstanbul 1. Asliye Ticaret mahkemesince oluşturulan görevsizlik karan usul ve yasaya uygun bulunmakla yerinde görülmeyen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 3.6.2003 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Uyuşmazlık, çoğunluk gerekçesinde de belirtildiği gibi, 4389 Sayılı Yasanın 4672 Sayılı Yasa ile değişik 14/5-d maddesinin yorumu itibarı ile görülmekte olan davada görevin Beyoğlu 1. Ticaret Mahkemesine mi? İstanbul 1. Ticaret Mahkemesi'ne mi? ait olduğu noktasındadır.
Dava, kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Gerek kredi ilişkisinin oluşturulmasında ve gerekse uyuşmazlığın çözümünde genel hükümlerle birlikte söz konusu yasanın diğer hükümlerinin de gözetildiği ve gözetileceği kuşkusuzdur. Bu nedenledir ki bu tür bir uyuşmazlığın 4389 Sayılı Yasadan doğmayan bir uyuşmazlık olduğu veya bir başka anlatımla ortada 4389 Sayılı Yasanın uygulanmasını gerektiren bir uyuşmazlık bulunmadığı söylenemez.
Kaldı ki yasa metni gayet açık olup görülecek davada görevin belirlenmesi uyuşmazlığın 4389 Sayılı Yasadan doğması ya da bu yasanın uygulanması koşuluna tabi tutulmamıştır. Aksine olarak "Bankalar .... tarafından ikametgahı İstanbul ili sınırları içinde olan kişiler aleyhine AÇILACAK HUKUK DAVALARINA İstanbul 1 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı.... " şeklindeki düzenleme ile bankalar tarafından açılacak bilumum davalarda görevin, İstanbul 1 nolu Asliye Ticaret Mahkemesine ait olacağı amir hükme bağlanmıştır.
Yasa koyucu tarafından güdülen amacın: bankalar tarafından, ikametgahı İstanbul İli sınırları içinde bulunan kişiler aleyhine açılacak olan davalar için İstanbul'da bir ihtisas mahkemesi oluşturulup, işin sıhhatli sonuçlanmasını sağlamak olduğu; yasanın hükümet gerekçesinde açıkça ihtisas mahkemeleri oluşturma amacı güdüldüğünün belirtilmesinden ve aynen benimsenen bu gerekçeye göre 15/d maddesinin her iki fıkrasının başına (verilen bir önergenin benimsenmesi suretiyle) sadece "Bankalar" kelimesi eklenerek madde metninin Yüce Meclis tarafından genişletilmiş olmasından anlaşılmaktadır.
Nitekim bu görüş yine Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 1. Ticaret Mahkemesi arasında (verilen görevsizlik kararlarının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi sonucunda) oluşan olumsuz (selbi) görev uyuşmazlığının halline yönelik olarak Yüksek 20. Hukuk Dairesince verilen merci tayini kararı ile de benimsenmiştir. Şöyle ki Yüksek Daire 3.3.2003 gün ve Esas 2002/9496-Karar 2003/1052 sayılı kararında ".... Hemen belirtelim ki; yukarıda yazılı değişiklikle 4389 Sayılı Yasanın uygulamalarından doğan uyuşmazlıkların görev açısından belirli mahkemelerde toplanması ile hükümlere doğruluk ve yargılamalara hız kazandırılmasının amaçlandığı gözlenmektedir. Bu durumda anılan yasanın 14. maddesi (değişik; 12.5.2001-4672/7. md). değişikliği, bankalar ile fon ve bankaların İflas idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına (1) numaralı Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağına ilişkin olup, yasa metninde banlara ile yönetim ve denetimi ya da hisseleri fona intikal eden bankaların İflas İdareleri tarafından açılacak davalardan söz edilmektedir. Bu durumda somut olaydaki davacı bankanın davalı kişiye karşı açtığı itirazın iptali davasında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir." Şeklindeki gerekçe ile İstanbul 1. Ticaret Mahkemesini görevli merci tayin etmiştir.
Görüldüğü üzere Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşü, bir başka banka tarafından açılıp aynı mahkemelere intikal eden aynı türden bir başka dava hakkında Yüksek 20. Hukuk Dairesince verilen karara da ters düşmüş olmaktadır.
Dairemiz sayın çoğunluğunun usule ilişkin böyle bir konuda sonuca ulaşmakta yorum yoluna başvurmasına İstanbul'da bir mahkemenin, bankalar tarafından açılacak davaların oluşturacağı iş yükünün altından kalkamayabileceği şeklindeki varsayımın da etkili olduğu kanısı edinilmiştir.
Ancak, başka türdeki davaların tevzi edilmemesi durumunda, bankalar ile maddede sayılan diğer kuruluşlar tarafından, ikametgahı İstanbul'da olan kişiler aleyhine açılacak davaların getireceği iş yükünün (Tüketiciyi Koruma Kanunu değişikliğinin getirdiği yeni hükümler itibarı ile kredi kanından doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin görevli olacağı hususu da göz önünde bulundurulduğunda) bir mahkemenin altından kalkamayacağı boyuta ulaşmayacağı umulur. Bu durumun aksinin gerçekleşeceği varsayılsa bile, oluşacak bu sorunu çözme görevi, Anayasa'nın kuvvetler ayrılığı kuralları çerçevesinde, Adalet Bakanlığı, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu ve Yasama organına ait olup; Yüce Yargıtay'a ait değildir. Uygulamada asıl olan yasanın gerçek amacını elde etmek olup; Büyük Hukukçu Prof. F. Hakkı Saymen'in özdeyişi ile yasayı dolanarak sonuca ulaşmak olmamalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle işin esası incelenmek üzere İstanbul 1. Ticaret Mahkemesinin görevsizlik kararının bozulması icap ettiği kanaati ile sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy