(2004 S. K. m. 67) (İSKİ Tarifeler Yönetmeliği m. 36)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.01.2002 gün ve 2000/851-2002/63 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların abonesiz olarak müvekkiline ilişkin suyu kullandıklarını, tespit edilen alacağın tahsiline yönelik olarak yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek, itirazların iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, kendilerinden önce kaçak olarak kullanım söz konusu olduğunu, başkalarının borcundan sorumlu olmayacaklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl borcun ödendiği gerekçesiyle, asıl borç yönünden karar verilmesine yer olmadığına, faiz yönünden itirazın iptali ile takibin faiz yönünden verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kaçak su kullanım bedelinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takibe konu alacak, davalıların iş yerine ait olarak tanzim edilen 22.10.1999 günlü kaçak su kullanma tutanağına dayandırılmıştır. Anılan tutanakta ilk kaçak kullanımın 3.6.1994 gününde tespit edildiği açıklanmış, hesaplama da bu gün esas alınarak yapılmıştır. Dosya kapsamına göre, iş yerinin baştan beri su aboneliği bulunmamaktadır. Davalılar, bilirkişi raporunda belirtilenin aksine tespit yapılan iş yerinde 15.12.1999 gününde değil, 15.10.1998 başlangıç günlü kira sözleşmesine istinaden faaliyette bulunmaya başlamışlardır. İş yerinde daha önce de başka kiracıların olduğu, iş yerinin davalılardan önce boş olmadığı sabittir. Hatta, iş yeri maliki ile davalılar arasındaki kira sözleşmesinin 9 uncu maddesinde önceki kiracıların su borcundan davalıların sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı da bu hükme dayanarak kaçak kullanım bedelinin tamamından davalıların sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Mahkemenin kabulünün aksine uyuşmazlık, 3.4.1994 gününden tespitin yapıldığı 22.10.1999 gününe kadar abonesiz olarak kullanılan kaçak su bedeline ait olup, 22.10.1999 gününden sonra kullanılan kaçak su bedeli çekişme dışıdır. O halde, davalıların kendilerinde önceki kaçak su kullanımından sorumlu olmayacakları, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği davalılar ile dava dışı malik arasındaki kira sözleşmesinin davacıyı ilgilendirmeyeceği, davalıların iş yerine girdikleri gün ile kaçak su kullanımının tespit edildiği 22.10.1999 tarihi arasındaki kaçak su kullanım bedelinden sorumlu oldukları kabul edilerek, bu çerçevede delillerin değerlendirilip, bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy