(2004 S. K. m. 67) (YHGK. 21.09.2005 T. 2005/19-541 E. 2005/475 K.) (YHGK. 29.03.2006 T. 2006/19-93 E. 2006/107 K.)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekili ile fer'i müdahil vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. S. Sami Çapakçur ile Av. Şefika Tezoler ve Fer'i müdahil Oktay Omurtak Deri A.Ş vek. Av. Macit Koçer ile davalı Tekstil Bank A.Ş vek. Av. Nergis Güner'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalı bankada müvekkili şirket adına açılmış bulunan hesaba yatırılan paraların, aynı gün müvekkili şirketin bilgisayarında düzenlenmiş sahte başlıklı kağıda atılmış sahte imzalarla müvekkili şirket ile ilgisi bulunmayan bir kişiye ödendiğini, müvekkili şirket hesabına yatırılan paraların İstanbul'da bulunan bir şirkete satılan malların bedeli olduğunu paranın tahsili için yapılan icra takibin haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının bankadan bir alacak talep hakkı bulunmadığını üçüncü kişilerin haksız fiili sonucu paraların çekilmesinden bankayı sorumlu tutmaya çalıştığını, kaldı ki, talimatlardaki imzaların sahte olmadığını hesabın açılması ve para çekme yetkisini içeren talimatlardaki imzaların birbirinin aynı olduğunu, davacının davasını sahtekarlık yaptığını iddia ettiği kişilere yöneltmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
Davacı ile ticari ilişkide bulunan Oktay Omurtak Deri İşletmeleri Tic. A.Ş davaya, davalının yanında fer'i müdahil olarak katılmış ve ithal edilen derilerin istenilen vasıfta olmadığını davacının Türkiye'de bulunan özdeş şirketi Yavuz Dış Tic. Ltd. Şti. ile yapılan anlaşma sonucu davacının davalı banka nezdindeki hesabına davacının talimatı ile mal bedellerinin ödendiğini ve Türkiye'ye giren malların Yavuz Dış Tic. Tic. Ltd. Şti.nin Tuzla'daki deposuna indirildiği, yani davacının gönderdiği malların müvekkili şirket uhdesine değil davacı ile özdeş olan şirket uhdesine geçtiğini, davacının talep ettiği miktar kadar zarara uğramadığını davacının sigorta kuruluşu Efic'den uğradığı zarar nedeniyle giderilmesini talep ettiği miktarın 349.706,12 Avustralya Doları olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporlarda talimat belgelerinde bulunan münker imzaların davacı şirket yetkilisi Selim Uyan Yavuz'un eli mahsulü olmadığı belirlenmiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre davacı tarafından verildiği iddia edilen talimatların gerçeği yansıtmadığı, parayı bankadan çeken Salih Zeki Efe'nin müdahil şirketin muhasebe elemanı olması davalı bankanın davacının hesabına yatırılan ihracaat bedelini davacının Avustralya'daki hesabına göndermesi gerektiği bu görevi yaparken müdebbir tacir gibi hareket etmek zorunda olduğu gerekçesiyle takibin 1.325.689.- Avustralya Doları üzerinden iptaline 1.229.213 Dolar tutarındaki asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5,5 faiz yürütülmesine BK.nun 83. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki kur karşılığı TL'nin tahsili için takibin devamına %40 icra inkar tazminatı 79.943.000.000.-TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmiş hüküm davalı vekili ve müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Tekstil Bankasının, bankanın dolandırıldığı iddiasıyla savcılığa verdiği dilekçe üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı şirket ve müdahil şirket yetkilileri hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı anlaşılmaktadır. BK.nun 53. maddesi hükmüne göre ceza davasında belirlenen maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlar.
Bu nedenle mahkemece ceza davasının sonuçlanması beklenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de müdahil vekili Avustralya'da mukim EFİC Sigorta şirketinin davacıya ödeme yaptığını ve sigorta şirketinin davacıya ödediği bu parayı (rücuen) müvekkilinden talep ettiğini savunmuş ve bu konuda EFİC Sigorta şirketinin müvekkiline yazdığı yazıyı ibraz etmiştir. EFİC Sigorta şirketine bu konuda mahkemece yazılan yazının resmi kanaldan tebliğ edilerek cevap alınmak suretiyle bu savunmanın araştırılması gerekirken sigorta şirketine yazılan yazının elden takibi için davacı vekiline verilip gerekli cevap alınmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, eylemin haksız fiilden kaynaklandığı, dolayısıyla likit bir alacaktan söz edilemeyeceği gözetilmeden davacı yararına %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy