(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tesbit-sözleşmenin feshi-ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalılar vekilince duruşmalı, davalı-karşı davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalılar vek. Av. Necmettin Emre ile davalı-karşı davacı banka vek. Av. Güner Çelebi'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, Uluslar arası Öztürkler İnş. A.Ş. ve Sebahattin Öztürk vekili, müvekkili şirket ile dava dışı Eskaya A.Ş. arasında bir kısım ihalelere müştereken katılma kararı alındığını ve adi ortaklık kurulduğunu, ihalelere katılmak için gerekli teminat mektuplarının Eskaya A.Ş.'nin kredili müşterisi olduğu Halk Bankasından temin edileceğini ve Halk Bankası ile Eskaya A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmesinin müvekkili şirketin ve Sebahattin Öztürk'ün kefil sıfatıyla imzaladığını ayrıca kredi sözleşmesinin teminatını teşkil etmek üzere ipotek de verildiğini, buna rağmen bankanın kredi hesabını kat ederek kat ihtarı gönderdiğini, Eskaya A.Ş'nin teminat mektubu kredisinden başka borçlarına kefil olmadıklarını, Zeki Şenlik'inde ipotek tesisi için verilen vekaletnamedeki yetkilerini aşarak 83.000.000.000.TL'lık ipotek tesis ettiğini belirterek, bankaya borçlu olmadıklarının tespitini, kredi sözleşmesinin feshini ve ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, 10.1.1996 tarihli kredi sözleşmesinin teminat mektubu kredisine ait sözleşme olmayıp, senet karşılığı avans kredisi sözleşmesi olduğunu, Sebahattin Öztürk'ün hem kredi sözleşmesinin kefili olduğunu hem de borçlunun kullandığı ve kullanacağı tüm kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ipotek verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Banka 27.1.1998 tarihinde kredi sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için borçlu Eskaya A.Ş. ve kefiller hakkında haciz yolu ile 11.3.1999 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takipleri yapmış, icra takiplerine itiraz edilmesi üzerine de itirazın iptali ve %40 icra inkar tazminatı istemi ile açtığı davalar asıl dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, asıl davanın reddine, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe yönelik itirazın iptaline takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, haciz yolu ile takibe yönelik itirazın 15.000.000.000.TL asıl alacak, 2.600.000.000.TL faiz olmak üzere 17.600.000.000.TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %140 temerrüt faizi yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle birleşen davaların davacısı banka vekilinin 29.2.2000 tarihli duruşmada Eskaya A.Ş., Secaattin Kaya ve Sema Kaya hakkındaki davayı atiye terk ettiklerini, diğer davalılar hakkındaki davaya devam edeceklerini belirtmesine, davacı-birleşen davaların davalıları vekilinin 20.6.2000 tarihli duruşmada birleşen davaları takip etmeyeceğine dair beyanda bulunmamasına, kredi sözleşmesinde uyuşmazlık halinde Ankara Mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılınmış olmasına, ipotek tesisi için verilen vekaletnamenin geçerli olduğunun anlaşılmasına ve banka vekilinin 1.5 Gelir Vergisi ile ilgili bir talebinin de olmamasına göre banka vekilinin tüm, davacı-birleşen davaların davalıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Alacaklı banka 27.10.1998 tarihinde yaptığı icra takibinde, işlemiş faiz alacağının 524.333.874. olduğunun belirtilmesine rağmen, talep aşılarak 2.600.000.000.TL işlemiş faiz alacağına hükmedilmesi HUMK.nun 74. maddesine aykırı olup hüküm birleşen davanın davalıları yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacı Halk Bankası vekilinin tüm, davacı- karşı davalılar vekilinin, diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı-karşı davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı-karşı davalılar yararına takdir olunan vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak anılan tarafa ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy