(6762 S. K. m. 599, 690)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan S.E. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı, davalı ç. şirketi ile müvekkili arasında düzenlenen 12.11.1997 tarihli sözleşme gereği kampanyalı satış suretiyle bedeli davacı tarafından ödenmek kaydıyla otomobil alındığını, karşılığında davalı şirkete 1.938.486.918.-TL nakit ve 28 adet toplam 1.366.775.200.- TL' lik bonolar verdiğini, ilk iki bono bedelinin ödendiğini, otomobilinin Eylül 1998 tarihinde teslim edilmesi gerektiği halde teslimatın yapılmadığını ve şirketin ticari faaliyetinin durduğunu ve yetkililerin tutuklandığını ve bonoları da muvazaalı olarak ciro ettiğini, ödeme tehdidi ile karşı karşıya geldiğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 1998/2466 esas sayılı dosyası ile bonoların iptali ve ödenmiş olan miktarın istirdadı için açtığı davanın lehine sonuçlanmış olduğunu, iptaline karar verilen bononun tahsili için davalı S.E. tarafından takibe geçildiğini iddia ederek İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2002/4423 sayılı dosyadaki takibin iptaliyle % 40 tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı S.E. vekili, müvekkilinin davalı Ç.O. Tic. A.Ş.'den olan alacağına karşılık dava ve takip konusu senedin ciro edilerek adı geçen şirket tarafından verildiğini, davacı ile senet lehtarı arasındaki ilişkinin iyi niyetli müvekkilinin senetten doğan haklarına halel getirmeyeceğini, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce senedin iptal edilmiş olmasının davada taraf olmayan cirantaya karşı ileri sürülemeyeceğini, senette çizilmiş cironun da muvazaa olarak değerlendirilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddiyle % 40 tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece toplanan delillere göre dava ve takip konusu 27.3.1999 vade tarihli bononun İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce iptaline karar verildiği ve iptal edilmiş bononun tahsili için takibe geçildiği anlaşıldığından davanın kabulü ile takip konusu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, iptal edilen bonoyu bilerek ciro edip takip yapıldığından % 40 tazminata hükmedilmesine dair verilen karar davalı S.E. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ciro suretiyle temlik edilen kambiyo senetlerinde, keşidecinin öncelikle lehtara karşı borçlu olmadığını, usulen kanıtlaması ve daha sonra hamilin TTK' nun 690. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 599. maddesinde öngörüldüğü şekilde kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerekir. Senet hamilinin kötü niyetli olduğunu keşideci her türlü delille kanıtlayabilir. Bu nedenle mahkemece, öncelikle dava konusu kambiyo senediyle ilgili olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1998/2466 sayılı dosyası da getirtildikten sonra, davacının lehtara borçlu olmadığının kanıtlanması halinde kötü niyetle ilgili deliller sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy