(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ihraç amaçlı şifahi olarak deterjan satışı sözleşmesi yapıldığını ve davalı tarafından imal edilen toplam 375 ton toz deterjanın Gine'ye ihraç edildiğini, ancak gönderilen malın standartlara uygun olmadığı ve alerjiye neden olduğu gerekçesiyle Gine'de satışının durdurulup mallara da el konulduğunu davalı durumu düzelteceğini taahhüt etmesine rağmen. Standartlara aykırı mal teslim ettiğini bu nedenle müvekkilinin davalıya ödemeleri durdurduğunu, ancak davalının müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı alıp daha sonra müvekkili işyerinde fiili haciz uyguladığını bu nedenle müvekkilinin haciz baskısı altında (3) adet çeki davalıya vermek zorunda kaldığını belirterek bu çekler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahı itibari ile yetkili mahkemenin Adana Mahkemeleri olduğunu davacı tarafından müvekkilinin ürettiği deterjanların beğenilmesi üzerine müvekkili tarafından iki parti halinde davacıya deterjan satıldığını ancak davacının ikinci gönderilen mal bedelini ödemediğini bu nedenle yapılan ihtiyati haciz işlemi sırasında davacının borcunu kabul edip dava konusu çekleri keşide ettiğini öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı tarafından davacıya gönderilen malların ihraç amacıyla davacıya 25.12.2000 ve 4.5.2001 tarihlerinde teslim edildiği davacının basiretli bir tacir gibi davranıp malları kontrol edip o şekilde kabul etmesinin gerektiği ve TTK. nun 25. maddesinde belirlenen süre içinde ayıp ihbarında bulunması gerektiği, malların ihraç edildiği Gine devleti makamlarınca ayıplı olduğunun tespit edildiği, bu durumda davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığı ve malları bu şekli ile kabul ettiği dava konusu çeklerin muzayaka ve ikrah koşulları altında verilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy