(2675 S. K. m. 32) (1086 S. K. m. 409/5)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, İngiltere'de faaliyette bulunan müvekkili şirketin davalı G... Sanayi A.Ş.nin ürettiği kumaşları ve tekstil ürünlerini İngiltere'de bayi olarak pazarlamakta olduğunu ancak adı geçen davalının tek taraflı yazılı olarak akdi fesih ettiğini ve şirketini diğer davalı G... P... A.Ş'ye devir ederek üretimi ve satışları onun aracılığı ile sürdürerek kendilerini İngiltere'ye yapılan satışlarda devre dışı bırakmayı amaçladıklarını, bu eylemler nedeniyle zarara uğradıklarını iddia ederek toplam 495.000 İngiliz Sterlini alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı G... San.A.Ş savunmasında, şirketin faaliyetini 31.12.2000 tarihinde durduğunu, akdin fiili imkansızlık nedeniyle fesih olunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı G... P... A.Ş savunmasında, davacı ile aralarında bir akid bulunmadığından kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının yabancı olması nedeniyle MÖHUK 32.maddesi uyarınca teminat yatırması için verilen kesin mehile riayet etmediği gerekçesiyle davanın işlemden kaldırılmasına ve üç aylık süre içinde de yenilenmediğinden HUMK.nun 409/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirket İngiltere uyrukludur. 28.6.1932 tarih ve 2045 sayılı kanun ile onaylanarak yürürlüğe girmiş olan "Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere Hükümeti arasında munakit müzahereti Adliye Mukavelenamesi"nin 12 ve 13.maddelerine göre; gerek gider ve gerekse harç tediyesi hakkında, taraf devletler vatandaşları ( şirketleri ) teminat göstermekten istisna edildikleri gibi, akit devlet tebaasına musavi bir muameleden faydalanacakları kabul edilmiştir. O halde açıklanan anlaşma uyarınca alacaklı davacıdan herhangi bir teminat aranılmasına lüzum ve mahal yoktur. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek incelenmesi gerekirken, teminat yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy