(818 S. K. m. 106)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Rızvan Özkan davalı vek. Av. Haluk Burcuoğlu, Av. Oğuz Levent ile Av. Ruhi Karaca ve Av. Yüksel Acun'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında LPG hizmet sözleşmesi ve eki protokol imzalandığını, anılan sözleşmeler uyarınca davalıya verilecek hizmet karşılığında davacıya Risturn Bedeli adı altında ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının sözleşmeleri tek yanlı olarak fesih ettiğini bu feshin haksız olması nedeniyle kendilerine cezai şart ve kar mahrumiyeti zararının ödenmesi gerektiğini iddia ederek 150.000 USA doları cezai şart ile 164.525.561.097.TL kar mahrumiyeti zararlarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı şirketin yetkilisi ile kendi elemanlarının işbirliği yaparak, dolum tesislerinden 2 adet LPG dolu tankeri faturasız olarak dışarı çıkarttıkları ve satarak bedelini paylaştıkları, bu şekilde zarara uğratıldıklarından, akdin haklı nedene dayalı olarak fesih edildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafın akdi fesihte haksız olduğu, sözleşme ve protokol ile belirlenen cezai şart ile mahrum kalınan kar kaybını ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tarafın sözleşme ve eki protokolü fesihte haksız olduğunun anlaşılmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki sözleşme 17.4.1998 tarihinde düzenlenmiş olup davalı tarafından 4.9.1998 tarihinde haksız fesih edilmesi üzerine davacı haksız fesih tarihinden itibaren 5 yıllık sözleşme süresince mahrum kaldıkları kar kaybını 27.11.1998 tarihinde açtığı dava ile talep etmiştir. Mahkemece davacının mahrum kalınan kar kaybına ilişkin alacağının 5 yıllık sözleşme sürecinde gerçekleşeceği düşünülmeden hesaplanan kar kaybı alacağına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy