(6762 S. K. m. 33)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Rüçhan Güçbilmez ile davalı vek. Av. Kubilay Marangoz'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, 23.7.1998 tanzim 23.9.1998 vadeli 25.000.000.000.TL'lik bonodaki şirket kaşesi altındaki imzanın şirketi temsile yetkili olmayan kişiye ait olduğu, bu nedenle bono ile şirketin borçlu olmadığının tespiti istemine yöneliktir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki olduğu ve 11.5.1994 tarihli imza sirkülerine göre Hüseyin Yurtseven'in 5 yıl süre ile şirket müdürü olduğunu ve bonodaki imzanın bu şahsa ait olduğunu şirket ile yapılan yazışmalarda da bu şahsın imzası bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bononun tanzim tarihinde davacı şirketin Ahmet Candan Özer tarafından temsil edildiği bonoda imzası bulunan Hüseyin Yurtseven'in bononun tanzim tarihinde temsil yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 23.7.1998 tanzim tarihli bono ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 12.5.1994 tarihinde yapılan ilana göre Hüseyin Yurtseven ile Ali Necmi Kahyaoğlu'nun 5 yıl süre ile şirket müdürlüklerine getirildiği ve münferiden alacakları imza ile şirketi temsil edecekleri belirtilmiştir. Bonoda imzası bulunan Hüseyin Yurtseven'in şirketi temsile yetkili olduğu hususu Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğine göre, temsil yetkisinin sona erdiğinin de tescil ve ilanı gerektiğinden (TTK. md. 33) iyiniyetli üçüncü kişilere karşı temsil yetkisinin devam etmekte olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca davacı şirket ile davalı şirket arasında 20.7.1998 tarihinde imzalanan sözleşmede de Hüseyin Yurtsever'in imzasının olduğu, davacı şirkete ait çeklerinde anılan kişinin cirosu ile el değiştirdiği ileri sürüldüğünden davalının bu yöndeki delilleri de değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy