(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 179)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, icra takibine konu yapılan Yapı Kredi Bankası'na ait çekin müvekkili şirket yetkilisi tarafından keşide edilmediğini, cirantalardan olan daha önce müvekkili şirkette çalışan F.Y.'ın şirket temsilcisinin imzalarını taklit ederek bu çeki İ. C.'a ciro ettiğini İ. C.'ın da T. İş Bankasından aldığı krediye karşılık çeki bankaya verdiğini, icra takip alacaklısı olan T. İş Bankası kredi alacağını kefili olan R. O.'dan tahsil ettiği için alacağını adı geçen bu kişiye temlik ettiğini müvekkili tarafından Antalya İcra Tetkik Merciin'ce açılan çek üzerindeki imzaya itiraz davasının süre yönünden reddedildiğini ileri sürmüş ve müvekkilinin çekten dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile çekin iptaline %40 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı R. O. vekili, davacının aynı nedene dayanarak Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın halen devam etmekte olduğunu belirterek derdestlik ilk itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davalının itirazı yerinde görülerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi iki davanın farklı davalar olduğu yerinde olmayan derdestlik itirazının kabulü ile buna göre hüküm tesisinin doğru olmadığı yönüne ilişkindir. Birinci dava ile ikinci davanın ayrı dava olduğunu söyleyebilmek için davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin farklı olması gerekir. Somut olayda iki davada tarafların bir kısmı aynı değildir. Mahkemece gerçek hasımların yanında hasım olarak gösterilmesi gerekmeyen İ. C. ve İş Bankası Kumluca Şubesi'ne de husumet yöneltilmesinin derdestlik halini ortadan kaldırmayacağı kanaati ile adı geçen bu davalılar hakkında bir hüküm tesis edilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy