(6762 S. K. m. 592, 690) (2004 S. K. m. 72)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Birleşen dosya ile birlikte davalı dışındaki Ahmet Kütük mirasçıları, murisleri Ahmet Kütük'ün ölmeden önce Hüseyin Keskin'den borç para aldığını karşılığında boş bono imzalayıp verdiğini, Ahmet Kütük ölünce davalı tarafından Hüseyin Keskin'e 886 DM verilerek boş bononun alındığını ve doldurularak icra takibine konu edildiğini ileri sürmüşler ve borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini birleşen dosyanın davacıları ayrıca davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, babasından alacağı olduğunu, ayrıca Hüseyin Keskin'e de 886 DM ödediğini, davacılardan alacağını alamayınca Hüseyin Keskin'den aldığı boş bonoyu doldurarak takibe giriştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının rücu hakkını gerçekte alacaklı olmadığı boş bonoyu doldurarak bu bonoya dayalı icra takibine girişerek kullanamayacağı kanaati ile davanın kabulüne, icra dosyasından dolayı davacıların borçlu olmadığının tesbitine, takibin iptaline, birleşen dosyanın davacıları bakımından %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
TTK. nun 690. maddesi göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken TTK. nun 592. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Bu tür bir bono düzenlenirken veya tamamen doldurulmamış bir bono tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile ispat olunmadığı sürece bono üzerinde yazılı olan rakam, yazı, tanzim ve vade tarihi gerçekleştiğini ve varlığını korur.
Somut olayda tarafların murisince dava dışı Hüseyin Keskin'e açık bono düzenlenip verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu bononun davalı tarafından murisin borcu olan 886 DM ödenmek suretiyle adı geçen kişiden geri alındığı da tarafların kabulündedir. O halde, bononun murisin bu miktar borcu sebebiyle verildiğinin kabulü gerekir. Her ne kadar davalı taraf muristen kendisinin de alacağı bulunduğunu savunarak boş bonoyu 4.350.000.000.-TL. doldurup takibe koyduğunu savunmuş ise de, 886 DM dışındaki alacakla ilgili savunmasını kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 30.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy