(1086 S. K. m. 76) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki icranın durdurulması ve takibin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, teminat amacı ile verilen icra takibine konu edilen senetlerden dolayı borçlu olmadığını, icra dosyasında ödeme emrinin kasıtlı olarak kendisi ile alakası olmayan bir adrese tebliğ ettirildiğini ileri sürmüş ve icra takibinin durdurulmasını, takibin iptali ile %40 kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece takip kesinleştikten sonra icra takibinin durdurulmasının talep edilemeyeceği, bu durumda borçlunun ancak menfi tesbit davası açabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 76. maddesi gereğince olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmesi hakime ilişkin bir görevdir. Dava dilekçesi içeriğinden uyuşmazlığın İİK. nun 72. maddesine giren menfi tesbit davası niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece tarafların bütün delilleri toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 23.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy