(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. S. T. E. ile davalı vek. Av. H. Ç. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, keşidecisi Fatma Aydın lehdarı M. G. olan 20.6.1996 tanzim 23.6.1997 vadeli nakden düzenlenen 100.000 Dolarlık bono ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, müvekkili ile davalının kardeş olduğunu ve aralarında bono verilmesini gerektirecek bir işlem olmadığını bonodaki imzanın da müvekkiline ait olmadığının anlaşılacağını belirterek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 22 yıl Almanya'da çalıştığını ve davacı ile hissedar bulundukları taşınmazlardaki davacının hissesini satın almak için davacıya 100.000 Dolar verildiğini davacının tapuda hisse devrine yanaşmadığını bononun davacıya verilen bu para karşılığı düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplam deliller ve bilirkişi raporlarına göre davacının icra Tetkik Merciinde imzanın kendisine ait olmadığı yolunda itirazda bulunmadığı, alınan raporlarda imzaların tersimi basit, taklidi kolay, karalamadan ibaret olması nedeniyle davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, tanık beyanlarından imzanın davacı tarafından atıldığının anlaşıldığını, hayatın olağan akışı da dikkate alındığında davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle HUMK.nun 309. maddesi de gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy