(6762 S. K. m. 23)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda İlamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalının cari hesap borcu oluştuğunu, bu borcunu ödemesi nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibine davalının İtirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmadaki beyanında müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarının % 40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 27.6.2003 tarihli karan uyarınca vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda sözleşme ya da teamül halini almış, fiili bir uygulamanın bulunması gerekir.
Mal bedeline ilişkin faturalarda vade farkı isteneceği yönünde şerh bulunması ve faturaya 8 günlük yasal süre içinde itiraz edilmemiş olması fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkı istenebileceği anlamına gelmez. Mahkemece bu yönler üzerinde araştırma ve inceleme yapılmaksızın faturalarda vade farkı şerhi bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy