(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. Agah İlkgün ile davalı vek. Av. Hüseyin Ceylan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin Cafer Çavuşoğlu, Çavuşoğlu Madencilik Ltd.Şti., Mehmet Yağcıoğlu ve Esden Denizcilik Ticaret A.Ş.nin davalı bankaya 1997/22223 ve 1998/109 s. icra dosyaları ile borçları bulunduğunu, bu borçların ödenmesi için davalı banka ile 13.8.1998 günlü protokolün imzalandığını, davalı bankaya dava dışı Altuğ Denizcilik Tic. Ltd. Şti.nde borcu olduğu ve davalı bankanın bu alacak içerisinde İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 1999/2681 s. icra dosyasında 167.287 Dolar alacağın tahsili için takip yaptığını, 13.8.1998 günlü protokolden bakiye 30.000.000.000.-TL. ve 2681 s. icra dosyasındaki borcun ödenmesi için Samsun Tekkeköy'deki iki arsayı davalıya teklif ettiklerini davalının bunu kabul ettiğini ve borcun bu biçimde ödenmesinin kararlaştırıldığını, arsaların 250.000.000.000.-TL. ye satıldığını, davalının borçlar düşüldükten sonra bakiye miktarı müvekkiline ödemesi gerekirken ödemediğini, bu alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının borçların tasfiyesi için gayrimenkullerini bankaya devir etmeyi teklif ettiğini ve gayrimenkullerin bankaca devir alındığını, yoksa borçlar düşüldükten sonra bakiyenin davacıya ödeneceğine dair şifahi anlaşma olmadığını belirterek davanın reddini ve %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre tapudaki akit tablosunda davacının satış bedeli olan 250.000.000.000.-TL.yi nakden ve tamamen aldığının yazılı olduğu davacının bu satış bedelinden iadesi gereken kısım olduğunu iddia etmesinin hukuken mümkün olmadığını, satış bedelinden bakiye bir alacak talep edilemeyeceği taşınmazların borcun kapatılması için verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki beyanlar ve davalı vekilinin cevap dilekçesi ile davalı banka vekilinin düzenlediği 24.3.1999 günlü belge içeriğinden davacının maliki olduğu gayrimenkullerin davalıya olan borçlar karşılığı 21.4.1999 gününde 250.000.000.000.-TL. bedelle verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili gayrimenkullerin borcun fazlası ile karşıladığını borçlar düşüldükten sonra satış bedelinin bakiyesinin müvekkiline ödenmesini gerektiğini iddia etmiştir.
Mahkemece yapılacak iş uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak 21.4.1999 tarihi itibariyle davalı bankanın alacaklı olduğu miktarın belirlenerek, davalı banka alacağı 250.000.000.000.-TL.nin altında ise bakiye bedelin davacıya ödenmesi, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına, vekili, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 02.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy