(2675 S. K. m. 45/4)
Dava: Taraflar arasındaki hakem kararının tenfizi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında 11.3.1998, 16.3.1998 ve 17.4.1998 tarihli üç sözleşme bulunmaktadır. 16.3.1998 tarihli sözleşmede hakem şartı mevcut olmadığından bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi mümkün değildir. Bu durumda hakem kararının kısmen tenfizinin mümkün olup olmadığı sorunu ortaya çıkmaktadır. Kural olarak hakem kararının kısmen tenfizine yasal yönden bir engel bulunmamaktadır. Nitekim Dairemizin 3.6.2002 gün ve 9357/4209 sayılı kararında MÖHUK'nun 45/4. maddesi hükmüne göre mahkemenin hakem kararı hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise ( bu kısım hakkında ) yabancı hakem kararının tenfizi istemi reddedeceği belirtilerek kısmi tenfizin mümkün olduğu kabul edilmiştir. İlk karar Dairemizce kısmi tenfizin mümkün olup olmadığının araştırılması yönünden bozulduğundan davacı yararına kısmi tenfizin kabulü yönünden usulü kazanılmış hak sağlamaz. Mahkemece hakem şartı olmayan sözleşme yönünden kısmi tenfizin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tenfizi istenen kararda taraflar arasındaki üç sözleşme birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmıştır. Tenfizi istenen kararın hüküm fıkrasından tahkim şartı bulunmayan sözleşme için hükmedilen tazminat miktarını anlamak mümkün değildir. Tenfiz talebini inceleyen mahkeme uyuşmazlığın esasına giremeyeceği gibi, hakem kararında yer almayan bir bedelin tenfizine de hükmedemez.
Mahkemece bu yönler gözetilerek kısmen tenfizi mümkün olmayan hakem kararının tenfizi talebini reddetmesi isabetlidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 18.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy