(2004 S. K. m. 67, 150/A) (4721 S. K. m. 887)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. Can Şener gelmiş sair taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalıların miras bırakanı İbrahim Cengiz ile müvekkili şirket arasında bayilik ilişkisi bulunduğunu, alacaklarının ödenmemesi üzerine ilişkinin teminatı olarak lehlerine tesis edilen 3 adet gayrimenkul ipoteğinin 2000/17562 esas s. dosya ile paraya çevrilmesi için icra takibine başladıklarını, takibe itiraz edildiğini iddia ederek, itirazların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, muacceliyet ihbarının yapılmadığını ve ipoteklerin limit miktarı ile sorumlu olduklarını bu miktarında icrada kabul edildiğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tesbit edilen alacak miktarının talep konusu ipoteklerin limit toplamından fazla olduğu, bu sebeple itirazın ipotek limiti 20.000.000.000.TL ile sınırlı olarak iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında kurulan ticari ilişkinin teminatı olmak üzere davacı satıcı lehine miras bırakan borçlu İbrahim Cengiz tarafından 4.7.1997 günlü 5.000.000.000.TL ve 1.9.1998 gününde 10.000.000.000.TL'lık ayrıca davalı Burhan Cengiz tarafından da 1.9.1998 gününde 5.000.000.0000.TL'lık ipotekler tesis olunmuştur.
İpotek borcunda sorumluluk taşınmaza aittir. O durumda ipotekli taşınmazların borçtan sorumlu oldukları miktarlar ayrı ayrı gösterilmek suretiyle hüküm kurulmak gerekir.
Diğer yandan davalılar miras bırakan İbrahim Cengiz'in hak ve borçlarını miras yolu ile devir almış olup, murisin borcundan dolayı müteselsil sorumludurlar.
Bu sebeple borçtan asıl borçlu gibi şahsen sorumlu hale geldiklerinden kendilerine İbrahim Cengiz'den miras yolu ile intikal eden taşınmazlar yönünden muacceliyet ihbarına gerek yok ise de davalı Burhan Cengiz tarafından ayrıca tesis edilen ipotekte adı geçen bu ipotek yönünden borçtan şahsen sorumlu olmadığından, ipoteğin paraya çevrilebilmesi için kendisine MK. nun 887. maddesi uyarınca ihbar yapılması zorunludur.
Öte yandan İİK. nun 150/a maddesinin yollaması ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipler hakkında da uygulanan İİK. nun 67/3. maddesi uyarınca, mirasçılar aleyhine tazminata hükmolunması ancak onların kötü niyetli olduklarının ispatı halinde mümkündür.
Bu halde mahkemece yukarda açıklanan hususların gözetilmemesi doğru olmadığı gibi dava kısmen kabul ve kısmen red olunduğundan kabul ve redde göre masraf ve vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda 1 s. bentte açıklanan sebeple davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 s. bentte açıklanan sebeple hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 26.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy