(1136 S. K. m. 168)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan Taştan ve Hasan Yılmaz vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı Can Yılmaz ile satıcı olarak davalı Yılmazlar madencilik adına Taştan Yılmaz arasındaki 150 ton kömürün 4.500.000.000.-TL.'ye satıldığı ve 4.500.000.000.-TL.'nin de peşin olarak ödendiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, teslim edilmemiş 41.980 kg kömür bedelinin tahsili istemiyle açılan alacak davasıdır.
Davalı Hasan Yılmaz davacıya 127.120 kg kömür teslim edildiğini bakiye 22.880 kg Kömürün de talep halinde teslime hazır olduklarını belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalıların 108.020 kg kömür teslim ettiği bakiye 41.980 kg Kömürün teslim edilmediği her ne kadar dava tarihi itibariyle kömürün tonu 115.000.000.-TL. ise de davacının 90.000.000.-TL. üzerinden talep de bulunduğundan, taleple bağlı kalınarak 3.778.200.000.TL.'nın dava gününden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline takdir edilen 362.256.000.-TL. vekalet ücretinin KDV'si ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle davalıların 108.020 kg Kömür dışında kömür teslim ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış bulunmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini KDV'si ile birlikte tahsiline yönelik temyiz istemine gelince,
Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinde yargı yerlerindeki işlemlerle sair işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari haddini gösteren avukatlık asgari ücret tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup bu ücrete avukatlık ücretinin dışında kalan KDV'si uygulanacağına ait bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Mahkemeler kanun hükümleri ile bağlı olup yasada yer olmayan bir hususu düzenleyen tarifeye göre karar verilmesi hukukun genel kurallarına aykırılık teşkil eder.
Buna göre Avukatlık Asgari ücret Tarifesinde gösterilen vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yasada öngörülmeyen KDV'nin de bu ücrete eklenmesi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte açıklanan sebeple hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 30.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy