(818 S. K. m. 19, 20, 21) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı iktisat Bankası TAŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Banka talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, müzayaka halinde bulunması sebebiyle bu meblağı ödeme zorunluluğu bulunmadığını belirterek gabine dayanmıştır.
BK.nun 1. maddesine göre tarafların karşılıklı ve birbirine uygun olarak rızalarını beyan ettikleri takdirde sözleşme kurulmuş olur. Taraflar akdin konusunu yasanın getirdiği sınır dairesinde serbestçe tayin edebilirler. (BK. mad.19) Görüldüğü gibi hukuk sistemimizde sözleşme yapma özgürlüğü vardır. Ancak sözleşme yapma özgürlüğü de maddi ve hukuki yönden bazı sınırlamalara tabi tutulmuştur (BK. mad.19-20). Gabinde sözleşme yapma özgürlüğüne getirilen bir sınır olup, yasa koyucu BK.nun 21. maddesinde ön görülen şartların oluşması halinde sözleşmede karşılıklı edimlerin kapsamının serbestçe tayin edilmesini sınırlamıştır. Hükme göre bir sözleşmede ivazlar arasında açık bir isabetsizlik bulunduğu takdirde eğer gabin zarar görenin müzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden, yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise, zarar gören bir sene zarfından akdi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir. Görüldüğü gibi gabinin söz konusu olabilmesi için edimler arasında aşırı bir değer farkı olması, bu durumun sair tarafın müzayaka (darda kalma) veya hiffetinden veya tecrübesizliğinden yararlanılarak meydana getirilmiş bulunması gerekir.
Tacir olan banka BK.nun 21. maddesinde belirtilen hiffet veya tecrübesizlik hallerine dayanmazsa da müzayaka halinden istifade suretiyle meydana gelen edimler arasında açık bir nisbetsizlik bulunan hallerde akdi feshedilebilir (Karayalçın, Yaşar: Ticaret Hukuk 1.Ticari İşletme Ankara 1968 S.221; Başbuğ İrfan Borçlar Hukuku İzmir 1977 S.90). Davalı banka kararlaştırılan faiz oranını kısmen kabul edip ödeme yaptığına göre ödenmeyen kısım yönünden sözleşme ile bağlı olmadığını sair tarafa bildirmiş sayılır.
Bu halde mahkemece, davacı hesabına tahakkuk ettirilen gecelik faiz oranlarının, öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde (daha sonra TMSF´ye devir edilen bankalar hariç) sair banka ve aracı kurumların uyguladığı repo, ters repo ve gecelik faiz oranları araştırılarak aşırı olup olmadığı, sair bir anlatımla sözleşmedeki ivazlar arasında açık bir dengesizlik (objektif unsuru) bulunup bulunmadığı, şayet bir nispetsizlik varsa bunun bankanın aşırı oranda gecelik faizlerin uygulandığı dönemde içinde bulunduğu koşullara göre müzayaka halinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı (sübjektif unsur) ve yukarda açıklanan hususlar da gözetilerek banka kayıtları üzerinde, ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku konusunda uzman öğretim üyelerinden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulu ile inceleme yaptırılarak alınacak rapor doğrultusunda ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bankalar Yasasının 14/9-b maddesine göre davalı banka aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemez. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi kanunda konulmayan vekalet ücretine KDV uygulaması da isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda 2. bent halinde belirtilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA, 18.06.2004 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlar ve onların değerlendirilmelerine göre yüce çoğunluğun bozma kararlarına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy