(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 74)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili abonelik sözleşmesi bulunan davalının elektrik tüketim borcunu ödemediğini; alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibinin de davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptal edilmesine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kendisini duruşmalarda temsil ettirmediği gibi, esasa ait cevap da vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan uzman bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile itirazın iptaline; asıl alacak miktarı olan 35.016.024.000.-TL'ye takip gününden itibaren faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına ve asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan 14.006.409.600.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının takip talepnamesinde %70 oranında reeskont faizi istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne ve itirazın iptal edilmesine karar verilerek HUMK. nun 74 üncü maddesi hükmünce taleple bağlılık ilkesi gözetilip takibin bu orandaki faizle devamının sağlanmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Gecikme zammı, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ile davacıya tanınmış bir hak olup, faiz niteliğinde değildir. Bu sebeple dava konusu asıl alacağın gecikme zammı ve buna ilişkin Katma Değer Vergisi'ni de içerir biçimde hesaplanması ve temerrüt faizinin bu biçimde hesaplanan miktara uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile yalnızca asıl alacağa faiz işletilmesini sağlayacak biçimde hüküm kurulmasında ve icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanunu'nun 67/II nci maddesi gereğince haksızlığına hükmolunan miktar üzerinden belirlenmesi gerekirken, asıl alacak üzerinden tesbitinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 29.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy