(2004 S.K. m.72) (4721 S.K. m.2)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Serpil Bayraktaroğlu ile davalı vek.Av.Metin Dede'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan 9.10.2000 tarihinde 36 ay vadeli ve aylık %2.90 faiz oranı ile kredi kullandığını, davalı bankanın 16.4.2001 tarihinde kredinin faiz oranını tek yanlı olarak aylık %6 oranına çıkarttığını, bunun sözleşmeye, ahlaka ve MK.nun 2. maddesine aykırı olduğunu, aleyhlerine 2001/17719 Esas sayılı dosyada icra takibi yapıldığını iddia ederek takip ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı savunmasında, kredi sözleşmesinin bankaya tanıdığı yetkiye dayanarak, artan maliyetler ve ekonomik koşullar nedeniyle kredinin faizini aylık %6 oranına yükselttiklerini ve uygulanan faiz oranının diğer bankalarca uygulanan oranlar gözetildiğinde makul seviyede olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı bankanın faiz oranlarını artırmaya yetkili olduğu ancak bu yetkisinin MK.nun 2. maddesi çerçevesinde kullanması gerektiği, bilirkişi raporu ile belirlenen aylık %5 oranının makul bir oran olduğu gerekçesiyle davacının 1.039.182.443.-TL. dışında borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın 4.769.702.440.-TL. icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kredi sözleşmesindeki faiz artırım yetkisinin tek yanlı kullanılması sonucu banka tarafından belirlenen alacak miktarı ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, İİK.nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. Yargılama sonucu bankanın faiz artışı yapma yetkisinin sözleşmeye uygun olduğu ancak bu yetkinin kullanımında MK.nun 2. maddesine uygun davranması gerektiği belirtilerek, artırılan faiz oranı %6 miktarından %5'e indirilerek icra takip tarihi ile davalının muaccel olan ve takipte talep edebileceği alacak miktarı belirlenerek hüküm kurulmuştur. Bu durumda somut olayda davalı bankanın icra takibinde haksızlığına karar verilen kısmi faiz alacağı yönünden kötüniyetli olduğundan bahsedilemez. O halde mahkemece davacının davalı bankanın tazminat ile sorumlu tutulmasına dair isteminin reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı bankanın tazminat ile sorumlu tutulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) sayılı bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalı bankanın diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy