(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ilişkin taşınmaz üzerinde bulunan gecekondunun yıkılarak imar mevzuatına uygun bina yapılması için tarafların anlaşıp, davalıya genel vekaletname verildiğini, 1989 Mart ayına kadar yurt dışında olan müvekkilinin işlerin yürütülmesi için değişik zaman ve miktarlarda davalıya döviz gönderdiğini, yine davalının talebi üzerine camcıya verilmek üzere yalnızca davacı imzası bulunan boş bononun davalıya gönderildiğini, camcıya olan borcun elden davacı tarafından ödenmesine rağmen senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulup icra takibine konulduğunu, karşılıksız olduğunu iddia ederek borçlu bulunmadıklarının tespitini, senedin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, dava konusu senedin müvekkilinin inşaat için yaptığı masraflara karşılık davacı tarafından verildiğini, ödenmemesi üzerine takibe konulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu bonoya dayalı icra takibinin kesinleşip davacıya ilişkin gayrimenkulün satışı suretiyle ödemenin yapıldığı, davacının infazın yapıldığı 17.9.1993 gününden sonra bir senelik süre içerisinde istirdat davası açması gerekirken, açmadığı, davadan çok önce ödeme olduğundan menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmesinin mümkün olmadığı, dava tarihi itibariyle bir senelik hak düşürücü sürenin geçtiği, davaya senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğundan bahisle menfi tespit ve senet iptali davası olarak bakılması halinde ise davacının böyle bir talepte bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı çünkü senedin ödendiği gerekçesiyle davacının dava açmakta hukuki menfaati olmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy