(1086 S. K. m. 275)
Dava: Dava, keşideci davacı L. D. G. lehtarı davalı H. D. G. olan 12.12.1998 tanzim 31.1.1999, 28.2.1999 ve 30.4.1999 vadeli toplam 16.296 Dolarlık ihdas nedeni bölümü boş olan dört adet bononun hile ile ele geçirildiği ve bedelsiz olduğu iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davacıya borç para verildiğini ve karşılığında dava konusu bonoların alındığını sırf tanık dinletebilmek için hile iddiasına dayanıldığını, akrabalık ilişkisi olsa bile ilişki senede bağlandığından tanık dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tanık beyanları, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre senetlerin hile ile davacının alındığı ve bedelsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacının dava konusu bonolarla borçlu olmadığının tespitine bonoların iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacı davasını hile iddiasına dayandırmıştır. Yargıtay'ın kökleşen içtihatlarıyla kabul edildiği gibi hile bir kimsenin gerçek durumu bilmesi halinde yapılmasına muvafakat etmeyeceği bir muameleye muvafakatin istihsal etmek (ele geçirmek) için teşebbüs edilen fiil ve hareketlerle bu yolda sarf edilen sözlerdir.
Somut olayda davalının eşinden para gizlemek için bono imzalattırıldığı iddia edilmiş olup, bu iddianın yukarıda tanımı yapılan hile unsurlarını içermediğinin kabul olanağı yoktur. Mahkemece aksi yazılı belge ile kanıtlanamayan bonoların bedelsizliğine ilişkin davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi HUMK'nın 275. maddesinin 2. cümlesinde hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlemesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez denilmektedir. Hile iddiasının varlığının tespiti hukuki bilgiyi gerektiren bir husus olup bu husus bilirkişi düşüncesine terk edilemez. Mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulması ve bilirkişi raporundaki görüşün hükme dayanak yapılması da isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına bozulmasına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy