(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 25) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkiline ait işyerine gelerek elinde saate 27 m3 taş işleyecek ve işlenen taşı 0 ile 28 mm ebatlarına indirecek bir makine bulunduğunu bunu satmak istediğini beyan ettiğini, işyerinde acil olarak ihtiyaç bulunduğundan makinenin görülmeden satın alındığını, bedel olarak üç adet çek verildiğini, ancak makine gelip monte olunduğunda ikinci el olduğu ve taahhüt edilen işlemleri yapmadığının görüldüğünü verilen çeklerden bir adedinin tahsil edilip diğer ikisinin henüz günü gelmemesine rağmen arkasının yazdırıldığını, davalının, alıcı iğfal ederek bozuk makineyi fahiş fiyatla sattığını iddia ederek akdin feshini, ödenen 1.000.000.000.TL'nın istirdadını, 2.500.000.000.TL bedelli iki adet çek ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davalı Remzi Alpaslan'ın çekleri alacağına karşılık aldığını, malın ayıplı olmadığını ve süresinde bir ayıp ihbarı yapılmadığını, diğer davalının ise çeklerin ciro yolu ile hamili olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve makine üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davalıların sattığı makinenin taahhüt edilen üretimi yerine getiremediği gerekçesiyle, akdin feshi ile ödenen bedelin istirdadına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satılan malın ayıplı olması nedeniyle akdin feshi ve ödenen senenin istirdatına ilişkindir.
Taraflar arasında Ağustos 1998 tarihinde taşkırma makinesi satışının yapıldığı ve karşılığında üç adet çek verildiği, çeklerden 26.8.1998 tarih 1.000.000.000.TL bedelli olanının tahsil olunduğu ve diğer çeklerin 9.9.1998 tarihinde bankaya ibraz olunarak arkalarının yazdırıldığında çekişme bulunmamaktadır.
Davalı hamil karşılıksız çıkan çekleri 15.9.1998 tarihinde icra takibine koymuş, bedelleri yargılama sırasında tahsil olunmuştur.
TTK.nun 25/3. maddesine göre ayıp açıkça belli değilse, alıcı emtiayı aldıktan sonra 8 gün içinde muayene etmeye ve ettirmeye ve muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu anlaşılırsa haklarını muhafaza için keyfiyeti bu süre içinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür.
Dinlenen tanık beyanına göre makinanın kurulduğu gün arıza yaptığı beyan olunmuştur. Makinenin ilk çekin tahsil edildiği 26.8.1998 tarihinde kurulduğu gözetildiğinde davacının yukarıda açıklanan yasa hükmü uyarınca bir ayıp ihbarında bulunmadığı gibi haklarını korumak yönünden bir tespiti de yoktur.
Bu durumda mahkemece kanıtlamayan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy