(1136 S. K. m. 168) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, banka ile davalı şirket arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde diğer davalıların kefil olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, tahsili için girişilen takibe itiraz edildiğini, iddia ederek itirazın iptaliyle takibin devamı ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap vermemiş yargılamada icra takibindeki itirazlarını tekrarladıklarını belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davalı şirketin kullandığı kredi borcunu ödemediği davalıların temerrüt tarihlerine göre borç miktarlarının takipte talep edilen miktardan fazla olduğu anlaşıldığından davalıların takip dosyasına yaptıkları itirazlarının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iptaliyle asıl alacağa %210 temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına hükmedilen miktardan icrada kabul edilen miktarın düşümü ile kalan üzerinden %40 tazminatın davalılar vekilinin tahsiline dair verilen hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl alacağa itiraz edilmemiş olmasına ve dolayısıyla bu tutarın dava konusu dışında kalmış bulunmasına rağmen üzerinden harç alınması ve Avukatlık Ücretine temel yapılması yanlıştır.
3- Avukatlık Kanununun 168. maddesinde yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari haddini gösteren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanacağı öngörülmüş olup bu ücrete avukatlık ücretinin dışında kalan Katma Değer Vergisi uygulanacağına ilişkin bir düzenlenmeye yer verilmemiştir.
Bu nedenle mahkemece sadece Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesinde gösterilen vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yasada öngörülmeyen KDV'nin de bu ücrete eklenerek davalının sorumlu tutulması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2 ve 3 bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy