(2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalılardan Mehmet Çolak'ın kullandığı, diğer davalı Özaltın A.Ş.'nın maliki olduğu, diğer davalı Güven Sig. A.Ş.'nın sigortaladığı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ileri sürerek toplam 4.640.000.000. TL.'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Mehmet Çolak ve Özaltın Toprak A.Ş. vekili davacının olayın meydana gelmesinden kusurlu olduğunu, istenen tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Güneş Sigorta A.Ş. cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının 23.7.2001 tarihinde ihlas sigorta A.Ş.'den 2.013.000.000. TL. tahsil ettiği, buna ilişkin temlik belgesi tanzim edildiği, davacının artık talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm 19. Hukuk Dairesinin 2002/10757 esas ve 2003/481 karar sayılı ilamı ile araçta oluşacak değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının sigorta şirketinin teminatı kapsamı dışında olduğu, bu durumda, dosyanın konusunda uzman bilirkişiye verilerek davacının ibraz ettiği faturalar da tartışılarak tamir süresi ve araç mahrumiyeti zararı ile değer kaybı olup olmadığının saptanması gerekçesi ile bozulmuş, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucu davanın kabulü ile 1.900.000.000. TL.'nin 26.6.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından doğan tazminat davası olup, husumet kazaya karışan araç maliki, sürücü ve bu aracı sigortalayan sigorta şirketine yöneltilmiştir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen hususlar gözetilerek her bir davalı hakkında da ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüde yer verecek şekilde ve hangi davalı hakkında hüküm kurulduğu belirtilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz edenler yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy