(6762 S. K. m. 324) (2004 S. K. m. 166, 179)
Dava: Hasımsız olarak açılan iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde alacaklı T.Garanti Bankası vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin ekonomik durumunun şubat 2001'de başlayan kriz nedeniyle etkilendiğini 2002 ve 2003 yıllarında nakit akışı nedeniyle sıkıntı yaşamaya başladığını, aktiflerinin pasifini karşılamaya yetmediğini, yurtiçi ve yurtdışından siparişler alan müvekkillinin mali durumunu düzeltebileceğini ileri sürerek iflasın 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Garanti Bankası A.Ş. vekili, davacı şirketin müvekkili bankadan kredi kullanıp ipotekler verdiğini 3.11.2003 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, davacının gerçek alacaklıları gizlediğini, üretim yaparak borçlarını ödemesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre borca batık durumda olan davacı şirketin projeye göre ıslahının mümkün olduğu gerekçesiyle iflasın bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmiş, hüküm Garanti Bankası A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı Anonim şirket iflasın ertelenmesi talebinde bulunmuştur.
İflasın ertelenebilmesi için erteleme talebinde bulunan şirketin borca batık durumda olması mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunması gerekir. Erteleme talebi TTK.nun 324/2. maddesine göre borca batıklık bildirimi anlamındadır. Bu nedenle mahkemenin öncelikle şirketin borca batık durumda olup olmadığını tespit etmesi, borca batık durumda ise ıslahının mümkün bulunup bulunmadığını incelemesi gerekir.
Şirketin mali durumunun iyileştirilmesi ümidinin bulunmaması halinde şirketin iflasına karar verilmelidir.
Anonim şirketin borca batık durumda olması halinde iflas veya erteleme talebini düzenleyen İİK.nun 179 ve TTK.nun 324. maddesinde bu istemin ilanına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.
İflasın ertelenmesi durumu erteleme talebinde bulunan şirketin menfaati göz önüne alınarak düzenlenmiş ise de alacaklıların da menfaatleri kuşkusuz korunmalıdır.
Şirket borçlarının muvazaalı olarak aktiften fazla olması sonucunu doğuracak kötüniyetli davranışların önüne geçmek ve anonim şirketin borca batık durumda olmadığını, iyileştirme projesinin yeterli bulunmadığını kanıtlama olanağı vermek amacıyla iflasın ertelenmesi talebinin İİK.nun 166/2. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmesi üzerine borca batıklık durumu ve iyileştirme projesine itiraz edenler varsa bu itirazlar değerlendirilip erteleme koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi şüpheli alacağın neden kaynaklandığı tahsil imkanı bulunup bulunmadığı dolayısıyla şirketin borca batık durumda olup olmadığı konusunda yeterli incelemeyi içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy