(818 S. K. m. 158)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. E. E. ile davalı vek. Av. T. Ü.'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını akde aykırılık halinde tek satıcının aldığını nakdi yardımı iade etmekle mükellef olduğu gibi ayrıca da cezai şart ödenmesinin sözleşme ile hüküm altına alındığını, davalının akde aykırı davrandığını iddia ederek, 18.000.000.000.-TL. nakdi yardımın istirdadını ve 100.000 USD cezai şartın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresi içinde cevap vermemiş bilirkişi raporuna yaptığı itirazında sözleşmenin uygulandığı işyerini kiralayan tarafından boşalttırıldığını bu nedenle akde aykırılıktan edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının taşınmazı icra marifeti ile tahliye ettiğinden akde aykırılıktan söz edilemeyeceği ancak akdin uygulanmasının fiilen imkansız olması nedeniyle aldığı nakdi yardımı iade ile sorumlu olduğu cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2-) Davacının temyizine gelince;
Taraflar arasındaki tek satıcılık sözleşmesi 30.11.2000 tarihinde düzenlenmiş olup, 25. maddesi hükmüne göre akit 5 yıl veya 200.000. lt. fıçı bira satışı sonuna kadar sürelidir.
Akit gereği davacı şirket akdi imzalanmasını müteakip davalıya 18.000.000.000.-TL nakdi ödemede bulunmuştur.
Davalının akde aykırı davranması halinde ise nakdi yardımın iadesi ve 100.000 USD cezai şart ödemesi sözleşmede kararlaştırılmıştır.
Davalı anılan akdi imzalarken 1.10.1999 başlangıç tarihli 1 yıllık kira sözleşmesi ile kiracı olup, daha sonra kiraladığı taşınmaz için kendi iradesi ile kiralayana taşınmazı 30.3.2001 tarihinde taşınmazı 31.12.2001 tarihinde tahliye etme taahhüdünde bulunmuştur.
Bu durumda davalının tek satıcılık akdi devam ederken tahliye taahhüdü verdiği ve tek satıcılık akdine aykırı davrandığı taşınmazı boşaltarak aktif ifasını imkansız hale getirdiği anlaşıldığından davacının sözleşmenin 20.maddesine göre cezai şartı talep hakkı doğmuş bulunmaktadır.
Mahkemece açıklanan yön gözetilmeden yazılı gerekçe ile cezai şarta ilişkin istemin reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır buluna davacı yararına takdir edilen 400.00.-YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy