(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. Mehmet Karataş gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı Tahir Aslan'ın toplam 30.524.000.000.TL'lik 4 adet çekle borçlu olduğu, çeklerin tahsili için 27.4.1999 tarihinde icra takibi yapıldığı tarihsiz bir protokol ile de çeklerin karşılığında 100.000 Dolarlık bono verildiği, bononun vadesinde ödendiği takdirde çeklerin iade edileceği, çekler ödenmediği takdirde bononun takibe konulacağı gibi çeklerle başlamış takibe devam edileceğinin kararlaştırıldığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, harici ödemelerin borçtan mahsubu sonucu bakiye borç miktarının saptanması istemine ilişkindir.
Dava açıldıktan sonra da alacağın tamamen tahsil edildiği ve icra takibinden feragat edildiği çeklerinde davacıya iade edildiği konularında uyuşmazlık yoktur.
Mahkemece davacının dava tarihi itibariyle 48.575 Dolar borçlu olmadığının tespitine 54.425 dolar'ın haricen ödendiğinden davalının feragati de göz önüne alındığında konusu kalmayan bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına 4.662.912.000.TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davaya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK. nun 72/5.maddesi uyarınca borçlu lehine tazminata hükmedilmesi için borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davalı bakiye alacağının tahsili için takibine devam ettiğinden ve borç ödendikten sonra da takipten feragat ettiği gözetildiğinde haksız ve kötüniyetli sayılamaz. Buna rağmen yazılı şekilde davalının tazminatla sorumlu tutulması isabetli olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre davacının temyiz itirazlarının reddine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy