(6762 S. K. m. 25) (818 S. K. m. 202, 207) (4721 S. K. m. 2) (4077 S. K. m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki aracın değiştirilmesi veya alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Ford Otomotiv San. A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Ford Otomotiv San A.Ş. tarafından üretilen 34 AK 0947 plakalı aracı diğer davalıdan satın aldığını, araçta imalat hatası bulunduğunu, defalarca tamir edilmesine rağmen arızanın giderilemediğini belirterek aracın davalılar tarafından alınarak ayıpsız model yeni bir araç verilmesine ya da aracın rayiç değeri olan 34.000.000.000.-TL.'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ford A.Ş. vekili, aracın 31.3.2000'de satıldığını BK.'nun 207. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımının geçtiğini, arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Adım Otomotiv A.Ş. vekili, dava konusu aracın şirketlerine iki kez geldiğini gerekli bakım ve tamiratların yapıldığını, daha sonra kendilerine başvurulmadığını, imalattan kaynaklanan arızaların imalatçı veya ithalatçı firmanın sorumluluğunda olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve davalıların zincirleme sorumlu olarak davacıya 19.000.000.000.-TL. ödemelerine dava tarihinden itibaren bu miktara yıllık %60 ve değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, dava konusu aracın davalı tarafa iadesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Ford Otomotiv San A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar tacir olduğundan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/e maddesinde tanımlanan tüketici kapsamına dahil değildir. Bu nedenle olayda 4077 sayılı yasa hükümleri uygulanamaz. Başka bir deyişle uyuşmazlığın temel hükümlere göre çözümlenmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece öncelikle TTK.'nun 25/3-4 maddesindeki ayıp ihbarı ve zamanaşımı süreleri üzerinde durulması, bilirkişinin ayıbın gizlendiği ve alıcının bu yönden iğfal edildiği yolundaki saptamasının dayanaklarının ve gerekçelerinin açıklattırılması, tüm deliller toplandıktan sonra BK 202 vd. maddesinde düzenlenen hükümler çerçevesinde değerlendirilip MK. 2. maddesindeki iyiniyet kuralları da gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki nedenlerin incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy