(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Öz İnan Ltd. Şti.nin davalı bankadan kredi kullanarak borçlandığını, ancak müvekkilinin kefil olmadığı ve sözleşmeye imza da atmadığı halde imzasının taklit edilerek aleyhine takibe geçildiğini iddia ederek kredi sözleşmesindeki kefalet imzasının müvekkiline ait olmadığının ve borçlu olmadıklarının tesbitiyle % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı Öz İnan Ltd. Şti. ile banka arasındaki kredi sözleşmesinin kefili olduğunu ve 1997 yılı sonlarında şirketin borçlarına karşılık 30.000 Dolar yatırmış ise de borçlarının sona ermediğini ve banka şubesinin yetkililerince davacıya 18.12.1997 tarihinde kefilliğinin kalktığına dair verilen yazının yurt dışına çıkacak olan davacıya gümrükte zorluk çıkarılmaması için insani gerekçeyle verildiğini, aslında davacının kefaletinin devam ettiğini, davacı hakkında fazlaya dair hakları saklı tutularak kısmi alacak için giriştikleri takibe itiraz edilmesi nedeniyle Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları itirazın iptali davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddiyle % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre dava konusu kredi sözleşmesinin 50. ve 51. sayfalarındaki imzaların davacıya ait olduğu ve bu nedenle kefalet limitinin 7.000.000.000.-TL. ile sınırlı olduğu ancak davacının kefalet nedeniyle 4.083.000.000.-TL. borçlu olduğu ileri sürülmüş ise de, sözleşmenin diğer sayfalarındaki imzaların davacı eli ürünü olmadığı ve davalı banka tarafından davacıya verilen 18.12.1997 tarihli belge nedeniyle davacının sözleşmeye dayalı kefaletinin kalmadığı ve iş bu yazı ile ibra edildiği ve ibradan sonra sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının kefaletten dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tesbitine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy