(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki İtirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Z.R. ile davalı vekili Av. G.E.E'nin gelmiş olmalarıyla başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı hakkında vade farkı alacağı ve bakiye fatura bedeli alacağının tahsili için icra takibi yapmış; takibe yapılan İtiraz üzerine de itirazın iptali istemi ile bu dava açılmıştır.
Davacı vekili, davalının takipten sonra fatura bedellerini ödediğini ancak, sipariş formlarında aylık % 10 vade farkı alınacağına ilişkin kayıt bulunmasına rağmen vade farkının ödenmediği belirterek davayı vade farkı alacağı miktarı üzerinden açmış ve bu miktar üzerinden itirazın iptalini talep ve dava etmiştir,
Davalı vekili, vade farkı konusunda aralarında anlaşma olmadığını, davacının gönderdiği vade farkı faturasının iade edildiğini, sipariş formlarında şirket kaşesi olmadığı gibi imzanın da şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre sipariş sözleşmelerinde süresinde yapılmayan ödemeler için vade farkı alınacağının yazılı olduğu, davalı S'nin şirketi temsile yetkili olmadığını bildirmiş ise de bu kişi tarafından verilen siparişler sunucu malların alındığını, faturaların davalı defterlerine kayıt edildiği, bu nedenle davalının bu savunmasının yerinde olmadığı, davanın kısmen kabulü ile 1.160.058.614.-TL asıl alacak 1O.749.204.205.-TL vade farkı olmak üzere toplam 11.909.262.819.-TL üzerinden itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren aylık % 10 faiz uygulanmasına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle S. tarafından imzalanan sipariş sözleşmeleri sonucu davalı tarafından malların alındığı ve faturaların defterlere kaydedildiği anlaşıldığından ve sipariş sözleşmelerinde süresinde ödemeyen alacak için aylık % 10 vade farkı alınacağının yazılı bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde harca esas değer olarak yalnızca vade farkını alacağını göstermiş ve asıl alacağın davadan önce ödendiğini belirtmiştir. Buna rağmen 1.160.058.614.-TL'lık alacak yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi HUMK'nun 74. maddesine aykırı olduğu gibi vade farkı alacağı temerrütle birlikte sona erip bu tarihten sonra ancak temerrüt faizi uygulanacağı gözden kaçırılarak takip tarihinden itibaren aylık % 10 faiz uygulanarak şekilde takibin devamına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.00.- YTL duruşma veka1et ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy