(1086 S. K. m. 293)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. M. K. ile davalı vek. Av. A. B.'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dava, davacının keşidecisi, davalının lehtarı bulunduğu 6.2.2001 keşide, 6.6.2001 vadeli 9.000.000.000.- TL'lık bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, bononun davacıya verilen borç para karşılığı alındığını, tanık dinlenmesine muvafakat etmediğini, davacının icrada da borcu kabul ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğundan, tanık dinlemiş ve davacı tarafından ibraz edilen kasetin çözümü de gözetilerek davanın kabulüne bononun iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Senede bağlanan hususlarda taraflar akraba olsa bile tanık dinlenemez (HUMK. 293/4). Bu durumda iddianın yazılı delille kanıtlanması gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek tanık beyanlarına göre hüküm kurulması ve davacının icra dosyasındaki borcu kabul beyanı dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.00.- YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.7. 2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy