(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, banka ile davalı şirket arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını tahsili için girişilen takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davaya cevap vermemiş, yargılamada bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere davalıların takip dosyasına yaptıkları 3.922.261.200.000.-TL.'ye vaki itirazlarının iptaliyle asıl alacağa takip tarihinden itibaren %105 temerrüt faizi ve %5 G.V. uygulanarak takibin devamına, fazla talebin REDDİNE, %40 tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka tarafından davalılara gönderilen hesabın kat'ı ve ödemeye ilişkin ihtarname 20.12.2000 tarihinde tebliğ edilmiştir. İhtarnamede 10 günlük ödeme süresi tanındığına göre davalılar 31.12.2000 tarihinde temerrüde düşmüşlerdir. Bu durumda mahkemece hesabın kati tarihindeki anaparaya temerrüt tarihine kadar akdi faiz yürütülerek temerrüt tarihi itibariyle akdi faiz ve anapara toplamına temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken, bu ilkeler gözetilmeden düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy