(2004 S. K. m. 235) (743 S. K. m. 790) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın REDDİNE yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı hazine vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dışı borçlu Hasan Kurt'a ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, satış bedelinin tamamının ipotek alacaklısı olan davalıya ödendiğini, oysa davalı lehine tesis edilen ipoteğin 4.027.172.500.-TL.lik üst sınır ipoteği olduğunu; limiti aşan kısmın alt sıralara isabet ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili ipoteğin, dava dışı borçluya kullandırılan konut destek kredisinin teminatı olarak tesis edildiğini ve kesin borç ipoteği niteliğinde bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı ipoteğinin anapara ipoteği olduğu ve satış bedelinin davalı yanın alacağını karşılamaya yetmediği gerekçesi ile davanın REDDİNE karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve malın aynına ilişkin vergilere yönelik olarak ileri sürdüğü diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İtiraza konu ipoteğin akit tablosundan, ipoteğin kesin borç (anapara) ipoteği olduğu anlaşılmaktadır. İpoteğin tesisi tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 790 ncı maddesine göre bu türdeki ipotekler anaparayı, takip masrafları ile işlemiş faizleri, ayrıca vadeleri gelen bir kısım faizlerle temerrüt faizlerini de teminat altına alır. Bu durumda mahkemece, davacı alacağının ulaştığı meblağın belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmak ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, hesaplama içermeyen yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı yanın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 28.04.2005 günü oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy