(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı asil ve vek. Av. Cavit Aşçı gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı asil ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacının maliki bulunduğu işyerinin 1.1.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile yıllığı 58.000 Dolardan dava dışı Mobella Mobilya A.Ş.ne kiraya verildiği, davalının kira sözleşmesinin kefil olduğu, ayrıca kiracı şirketin işyerindeki demirbaşların bedeli olarak 30.000 Dolarlık bono ve kira bedelinin teminatı olarak da 58.000 Dolarlık bono verdiği, davacının kiracı hakkında icra takibi yaptığı ve bu icra dosyasında bir kısım kira bedelinin tahsil edildiği, kiracı hakkındaki icra takibi devam ederken kefil Abdullah Karaman hakkında da icra takibi yapıldığı ve 27.11.2001 tarihinde de kiracı şirket için aciz belgesi alındığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava, davalı kefilin hakkında yapılan icra takibine itirazı üzerine açılan itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin adi kefil olduğunu, kiracının kira bedeline karşılık bono da verdiğinden kefaletinin sona erdiğini, aciz belgesi alınmadan önce müvekkili hakkında takip yapıldığını, muaccel bir alacaktan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre kiracı taşınmazı boşaltmış ise de anahtarın davacıya teslim edilmediği bu nedenle yıllık kira bedelini davacının talep edebileceğini, 30.000 DM'lık senedi davalının imzaladığını, bu nedenle bu bono ile de borçlanmış sayılacağı kiracının ödediği miktarlar düşüldüğünde davacının 13.628 Dolar kira alacağı bulunduğu 30.000 DM'lık bonoda dahil edildiğinde 42.101.445.000.-TL. üzerinden itirazın iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-) Davada talep edilen kira alacağı ticari işletme ile ilgili olup, davalı talep edilen bu kira bedeline kefil olduğundan ve TTK. nun 7. maddesi gereğince kefaletin müteselsil kefalet olarak kabulü ile borçlu hakkında aciz belgesi alınmadan icra takibi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava dışı kiracı şirketin yıllık kira bedelinin 44.371 Dolarlık kısmını ödediği bilirkişi raporu ile saptanmış olup, bu husus mahkemenin de kabulündedir Bu durumda bakiye 13.629 Dolar karşılığı TL. üzerinden hüküm kurulması gerekirken, 30.000 DM'lik bononun borçlusunun kiracı şirket olmasına ve davalının bonoda şahsi kefaleti olmamasına rağmen, davalının bu bono bedeli ile de sorumlu tutulacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy