(818 S. K. m. 105)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılar arasında 9.10.1998 tarihli imzalanan sözleşmeye göre pompa ve ateşmanların satılmasının kararlaştırıldığını ve ödemelerin peşin ve vadeli senetlere bağlandığını, ancak senetlerin vadesinde ödenmemeleri üzerine, alacağın tahsili için takibine giriştiklerini, bu dosyalarla ilgili son ödemenin 6.3.2000 tarihinde yapıldığını, davalıdan tahsil edilen Belçika Frankı bazındaki faizin temerrüt faizinin çok altında kalması nedeniyle uğranılan zarara karşılık, müvekkilinin Tekstilbank'tan 18.1.1999 kredi çektiğini ve işlemiş faiz vs. masraflarıyla birlikte 4.624.000.000.-TL. ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, bu miktar munzam zararın bankaya ödeme tarihi olan 16.4.1999 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar borcu kabul etmediklerini belirterek İcra dosyalarına ödemeler yaptıklarını ve haricen tahsilat da yapıldığını savunmuşlardır.
Mahkemece, ilk alınan bilirkişi raporu benimsenerek, 4.24.080.000.- TL. zararın 22.8.2000 dava tarihinden itibaren yasal ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı BK.'nun 105. maddesi gereğince munzam zarar istemine ilişkindir. Kısaca zarar olarak nitelendirilen munzam zararın hesabında davacının alacağını zamanında tahsil edememesi nedeniyle yapmak zorunda kaldığı giderinin (zararının) hesaplanarak bundan talep edebileceği faiz miktarı düşülerek aradaki farkın belirlenip hüküm altına alması gerekir. Kuşkusuz bu hesaplama fiktif bazı unsurlara dayandığından, faizin eylemli olarak tahsil edilip edilmediği sonuca etkili olmaz. Ancak bu süreçte yapılan tahsilatların munzam zararın hesabında dikkate alınması gerekir. Mahkemece bu ilkeler gözetilecek düzenlenen ek bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy