(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan Nar-Bel Ltd. Şti. arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiğini, bu şirket tarafından aidat toplanmak suretiyle inşaatlara başlandığını 847 üyeye toplu konut fonundan üç dilim halinde kredi kullandırıldığını geri ödeme işlemlerinin 18.11.1999 tarihinde başlaması gerekirken, davalılar tarafından 18.3.2002 tarihinde başlatıldığını, geri ödemelerin geç başlatılmasının müvekkilinden kaynaklanmadığını davalı bankanın iki sene kadar geç başlattığı geri ödeme nedeniyle temerrüt faizi uygulamasından dolayı borç bakiyesinin on katına çıktığını, fazla ve haksız para talep edildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin dava hakkı saklı kalmak şartıyla 1.000.000.000.-TL. borçlu olmadıklarının tespitine fazla ödenen paraların müvekkilinin borcundan takas ve mahsubunun yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Nar-Bel Ltd. Şti. vekili, kredi kullanımına yönelik alacak-borç ilişkisinin tarafı olmadığını bildirerek müvekkili hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Toki vekili, müvekkili aleyhinde açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini bildirmiştir.
Davalı banka vekili, tüm uyarılara rağmen davalı Nar-Bel Ltd. Şti.'nin kullanılan krediye ait geri ödeme evrakını müvekkili bankaya sunmadığını bankanın üzerine düşen yükümlülüğü ifa ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı yanın zararın oluşmaması için gerekli önlemleri almadığı zira davacının kendisine göre geri ödemelerin başlaması gerektiği tarihten itibaren ödemesi gereken aylık miktarları bankaya yatırarak ödeyeceği tutarın çok üzerinde gelir sağlama ve zararın önüne geçme imkanına sahipken bu işlemi yapmayarak kusurlu davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy